Yazdır
PDF

AFFA UĞRAMIŞ CENAZE

Yazar Mustafa Sezgün.

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Beykoz Haberleri
Adamın biri Basra'nın mahallerinden birinde ölmüştü. Eşi onun cenazesini yıkayacak ve defnini yapacak hiç kimseyi bulamamış. Çok kötü bir adam olduğundan ona sahip çıkan olmamış. Bu vaziyet karşısında iki hamal tutan kadın cenazeyi musalla taşına taşıtmış. Bu halde bile namazını kimse kılmamış.

Sonunda mevtayı defin için kabristana götürmüş, kabristanın yakınında bulunan bir zahid (1) sanki cenazeyi bekler gibi bir halde mezarlıkta bekliyormuş.

Zahid cenaze namazını kılmak için hazırlık yapmaya başlayınca çevrade bulunanlarda namaza katılıp kıldılar. Ancak böyle bir Zahid'in böyle bir bozguncunun cenaze namazını kılmasına hayret etmekten kendilerini alamadılar.

Zahid dedi ki; -Rüyamda bana, mezarlığa in, orada başında yalnızca bir kadının bulunduğu sahipsiz, falkat affa uğramış cenaze vardır. Onun namazını kıl, dediler. Benim gelişim bu sebepledir.

Adamlar bunu duyunca daha çok hayret etmeye başladılar. Zahid adamın hanımına kocasının ne vaziyette olduğunu sordu. Hanımı dedi ki; -Herkesin bildiği halde idi, yani sarhoştu.
-İyice bir düşün bakayım, bunun hiç mi iyi bir yanı yoktu? Kadın dedi ki; -Evet, onun iyi halleri üç taneydi:

1) Sabahları ayıldığı zaman yıkanır, abdest alır, elbisesini değiştirir ve sabah namazını da cemaatle birlikte kılardı. Sonrada içki masasına döner ve içmeye başlardı.

2) Evde mutlaka iki veya üç tane yetim çocuğu himaye ederdi. Öyle ki, onlara olan ilgisi kendi çocuklarına olan ilgisinden daha iyiydi.

3) Geceleyin sarhoş halinden kurtulup ayılınca: "YA Rabbi! Benimle Cehennem'in hangi boş yerini dolduracaksın?" der ve canı gönülden ağlardı.

Bunları dinleyen Zahide şüphe diye bir şey kalmadı ve sonra da kendi yerine döndü.

(1) Zahid: Ölmeyiz aklından çıkarmayan, dünyanın boş süslerinden vazgeçen, baki olanı, fani üzerine tercih eden kişi.

İnsana, kendini görüp beğenen, kendi gözünden daha tehlikeli kem göz olamaz
MEVLANA

DÖKTÜ RENGİNİ SESSİZCE
Eflatun esintiler içinde titredi incecik
Aynı içten kokuyla iki ayrı erguvan
Birisi bir küçük evin içe dönük bahçesinde
Süsledi sevgisini iki Pembe avucun
Öbürü bir mezar başında ÖKSÜZ
Döktü rengini sessizce...
Şükrü ERBAŞ

FIKRA
KAŞLARINI ALAYIM MI?
Gelinle kaynana anlaşamıyorlarmış. Oğlan, evin ihtiyaçları için köyden şehre inecekmiş. Karısına seslenmiş;
-Sor bakalım, annemin ihtiyaçları var mı?
Gelin de kulağı az duyan kaynanasına eğilip;
-Kaşlarını alayım mı? Diye sormuş.
Haliyle kaynana da;
-Yok istemem. Demiş...


Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Son Yorumlar

Özgün Haber Beykoz Gazetesi Yorumları

Etiketler

beykoz beykoz tapu

Powered by RafCloud

Sosyal Ağlar

Özgün Haber Beykoz - Facebook     Özgün Haber Beykoz - Twitter