ENTELEKTÜELLER TOPLUMUN VİCDANI DEĞİL, İKTİDAR VE MEVKİ DÜŞKÜNÜ
1) ENTELEKTÜELLER TOPLUMUN VİCDANI DEĞİL, İKTİDAR VE MEVKİ DÜŞKÜNÜ.
Yaşayan en önemli düşünürlerden Jürgen Habermans'ın bir sözü var: "Mevki sahibi olan entelektüel artık entelektüel değildir. Burada bizim entelektüelimizin malum olduğu şey mevki düşkünlüğü ve niteliği önemli olmaksızın iktidar tutkunluğu. Bir iktidar Kültü var entelektüellerimizde. Bu şekilde yaklaşımlar yaygın maalesef. Bunu tabi entelektüel sıfatı altında belki yerleştiremeyeceğimiz, ama biçimsel olarak o kategoriye sokabileceğimiz insanlar çok kaba şekilde yapıyor. Yani yaşanarak, model deyimle tetikçilik yaparak, objektifliğini yitirip sadece övgünün düşünme olduğunu söyleyerek... Tabii sövgünün de düşünme olduğunu düşünenler var ve bu da yanlış.
İKTİDARLA İLİŞKİLERİ NASIL OLMALI ENTELEKTÜELİN?
İktidardan mutlaka uzak duran bir figürdür entelektüel. Ve bilginin iktidarının da peşinde koşmayan, kimsenin dile getiremeyeceği şeyleri bedelini ödemeyi göze alarak dile getiren bir figürdür, yani vicdanıdır toplumun. Bu dünya tarihinde de Türkiye'de de böyledir. Ama şimdi siyaset popüler bir kültür haline dönüştüğü ve ticarileştiği için bizim entelektüellerin iştigal ettiği alanlara da bu sirayet etmiştir. Burada o popüler üslubu beslemiştir ve etkili görünmek, bu yolla dinleniyor olmak baş amacı haline gelmiştir entelektüelin. Oysa baktığımız zaman bunun arkası boş. Yani düşünmek yok, vicdan yok, hakça bir yaklaşım endişesi hiç yok. Bir kere gördüğünüz bütün aykırılıkları, kötülükleri dile getirme gibi bir vicdanın gelişmesi lazım insanlarda. Toplumu küçümseyen değil, ama eksiği geldiği neyse bunu inandırıcı bir üslupla söyleyen entelektüellerin varlığı son derece önemli.
BİZDEKİ ENTELEKTÜELLERİN HÜKÜMETLERE AKIL VERMELERİ DURUMUNU NASIL YORUMLUYORSUNUZ?
O dediğiniz danışmandır. Entelektüel yol göstermez, gösterilen yoları sorgular. Biçimsel olarak profili entelektüele tekabül eden bir insanın akıl vermesi ancak danışmanlıktır. Ben sizinle burada konuşurken Ak Parti'nin olumlu yanları varsa teslim edebilirim ama haddime değil "Ak Parti şunu yaparsa iyi olur" demek. Entelektüelde bağımsızlık söz konusudur. İkbal dediğimiz şey çok önemli entelektüellerde, hala bundan kurtulamadılar. Yani "Majestelerinin muhalefeti" görevi gören entelektüeller de var. Bu bazen resmi olana, bazen gayri resmi olana yanaşmak oluyor.
BU İFADEYLE NE KASTEDİYORSUNUZ?
Mesela bir entelektüelimizin bir yandan Türk devletini, ordusunu şiddet kullanmakla mahkûm ederken; başka bir şiddet kullananı kendince haklı görerek, onları tercih edeceğini söylemesi entelektüelliğe darbedir. Bu olmaz. Fiil ile Fail olayını çok iyi ayırmamız lazım. "Bu fail bana yakınsa, fiili hoş görüyorum. Bana uzaksa fiili kötülüyorum" yaklaşımı entelektüel bir tutum değil. Entelektüel fiile yoğunlaşan bir insandır.
1) Şenay YILDIZ'ın Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bölümler Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Ali Yaşar SARIBAY'la yaptığı söyleşinin kısa özeti.
Adalet, kâinatın ruhudur. Ömer HAYYAM
FIKRA-YILDIZ
Bir kişi yeni aldığı bilgisayarın teknik danışma servisini aramış;
-Parolamı yazarken rakamlara basıyorum ekranda 'Yıldız' çıkıyor. Demiş.
-Telefondaki yetkili;
-O program emniyetiniz için, arkanızda duran birisi varsa yazdığınız parolayı görmesin diye tasarlanmış bir program.
Arayan alaylı bir ses tonuyla;
-Hah... Tamamda kardeşim arkamda biri yokken de o zımbırtı çıkıyor... Bu ne iş şimdi?..
ŞİİR-MUTLAKA
Sırtında taşıdığın umutlar var,
Bırakmaya korktuğun.
İçinde bir sıkıntı,
Yaşamak çözemediğin bir bilmece
Yürüyorsun aldırmaksızın çetrefilli yollarda
Bütün bedenin yara bere içinde...
Aşkta kaybolmuş bir yürek,
Eksik bir resimsin.
Ömrünü doldurmuş onca kargaşa,
Acısı derinde saklı.
Kaybolsa da gözlerin zaman zaman yıldızlarda
Yarına açılan o parıltılı ufku
Mutlaka göreceksin.
Onur SEZGÜN
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




