Gündemden Seçmeler
Gündemden Seçmeler
Bütün bu kaos ortamı içinde, tek bir umut verecek olay var. Tekel işçilerinin direnişi. Onları saygı ve sevgi ile selamlıyorum, haklı direnişlerinde başarılar dilerim. İnşallah birlik ve beraberlikleri bozulmaz, haklarını alana kadar devam ederler. Unutturulmaya çalışılan işçi, emekçi sınıfının ne olduğunu topluma tekrar anımsattılar. Ekonomik kriz bahane edilerek ne çalışma saati kaldı, ne sosyal güvenlik, ne iş güvenliği. Sendikalı işçi sayısı hızla azalmakta, korkudan kimse sendikaya üye olamıyor. İşsizliğin bu kadar yüksek olması sermayenin ekmeğine yağ sürdü, resmen bir kölelik devri tekrar başladı. İnsan haklarıymış... Hepsi palavra... Hem de bu sömürü devlet eliyle yapılıyor. 4 C denen Bakanlar Kurulu Kararı resmen kölelik yönetmeliği. İnsanın devleti bunu yaparsa işverenler ne yapmaz. Daha bu ne ki... İktidara geldiklerinden beri bütün fabrikaları özelleştirme adı altında kapattılar, böylece işsizlik çığ gibi büyüdü. Ama kimin umurunda, seçim zamanı dağıtırım erzak, alırım oyları... Ama her zaman papaz pilav yemez. Bir bakan çıkıyor, Tekel işçileri için, biz hükümet olarak onlara merhamet gösterdik, onun için böyle oldu diyor. İnanamıyorum! Hak aramak için mücadele eden işçilere "acımak" gibi aşağılayıcı bir duygu ile yaklaşıyorlar. Başbakan da "vatandaşın parasını çarçur etme gibi bir lüksümüz yok, vatandaştan aldığımız vergileri yerinde kullanmamız gerekiyor" diyor. Vergileri kullanmak emekçiler olunca mı aklınıza geliyor? Kendilerinize alınan uçaklar, zırhlı arabalar (bir yılda 152 milyon lira) ne oluyor? İyi kullanmak dediğiniz bunlara mı para ayırmak? Peki rantiyeye giden paralar (53 milyar lira), hizmet alımıyla müteahhitlere aktarılan paralar (13 milyar lira), ya danışmanlık firmalarına ödenenler (2.6 milyar lira)... Saymakla bitmez. Ama tütün işçilerinden esirgenir. Biraz da gerçekleri söyleyin.
Artık hepimizin aklı şaştı. Her gün yeni bir darbe planı çıkıyor ve biri ispatlanmadan, sonucunu bilmeden hop öteki. Pes doğrusu ne kadar kinle dolularmış. Öc alma duygusu bir türlü bitmiyor. Ordunun şahsında laik Cumhuriyetten öc alıyorlar. Ya zavallı gazeteciler... Herhalde kalemleri ile darbe yapacaklardı. Boşu boşuna, hiçbir suçları sabit değilken hayatlardan çalınan yıllar... Önce seçim stratejisi için "Kürt açılımı"nı ileri sürdüler. Ama onu ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Baktılar ki durum aleyhlerine dönüyor, oy kaybediyorlar, onu hemen rafa kaldırıp tekrar darbe senaryoları başladı. Şimdi onunla mazlumu oynamaya çalışacaklar. Yani akıl var fikir var, darbe yapmış olanlara hiçbir şey yapılmıyor, hergün ayrı bir senaryo ileri sürülüyor. Demek ki seçim stratejisini bunun üzerine kurmuşlar, bunları ileri sürüp mazlumu oynayacaklar. Ama halk geçen seferden tecrübeli, aynı numara bu sefer sökmez.
Yazımı bitirmeden önce Beykoz'da düzenlenen bir yemekten bahsetmek istiyorum. Cumartesi akşamı kurucusu olduğum ADD Beykoz şubesi, 5. kuruluş yıldönümünü kutladı. Birçok aydın, siyasiler, sivil toplum örgütleri, yerel basın oradaydı. Çok güzel bir yemek oldu. Başarılı çalışmalarından ötürü başkanımız Sn.Füsun Arıkan Sökmez'i ve arkadaşlarını kutluyorum.
Bütün bu kaos ortamı içinde, tek bir umut verecek olay var. Tekel işçilerinin direnişi. Onları saygı ve sevgi ile selamlıyorum, haklı direnişlerinde başarılar dilerim. İnşallah birlik ve beraberlikleri bozulmaz, haklarını alana kadar devam ederler. Unutturulmaya çalışılan işçi, emekçi sınıfının ne olduğunu topluma tekrar anımsattılar. Ekonomik kriz bahane edilerek ne çalışma saati kaldı, ne sosyal güvenlik, ne iş güvenliği. Sendikalı işçi sayısı hızla azalmakta, korkudan kimse sendikaya üye olamıyor. İşsizliğin bu kadar yüksek olması sermayenin ekmeğine yağ sürdü, resmen bir kölelik devri tekrar başladı. İnsan haklarıymış... Hepsi palavra... Hem de bu sömürü devlet eliyle yapılıyor. 4 C denen Bakanlar Kurulu Kararı resmen kölelik yönetmeliği. İnsanın devleti bunu yaparsa işverenler ne yapmaz. Daha bu ne ki... İktidara geldiklerinden beri bütün fabrikaları özelleştirme adı altında kapattılar, böylece işsizlik çığ gibi büyüdü. Ama kimin umurunda, seçim zamanı dağıtırım erzak, alırım oyları... Ama her zaman papaz pilav yemez. Bir bakan çıkıyor, Tekel işçileri için, biz hükümet olarak onlara merhamet gösterdik, onun için böyle oldu diyor. İnanamıyorum! Hak aramak için mücadele eden işçilere "acımak" gibi aşağılayıcı bir duygu ile yaklaşıyorlar. Başbakan da "vatandaşın parasını çarçur etme gibi bir lüksümüz yok, vatandaştan aldığımız vergileri yerinde kullanmamız gerekiyor" diyor. Vergileri kullanmak emekçiler olunca mı aklınıza geliyor? Kendilerinize alınan uçaklar, zırhlı arabalar (bir yılda 152 milyon lira) ne oluyor? İyi kullanmak dediğiniz bunlara mı para ayırmak? Peki rantiyeye giden paralar (53 milyar lira), hizmet alımıyla müteahhitlere aktarılan paralar (13 milyar lira), ya danışmanlık firmalarına ödenenler (2.6 milyar lira)... Saymakla bitmez. Ama tütün işçilerinden esirgenir. Biraz da gerçekleri söyleyin.
Artık hepimizin aklı şaştı. Her gün yeni bir darbe planı çıkıyor ve biri ispatlanmadan, sonucunu bilmeden hop öteki. Pes doğrusu ne kadar kinle dolularmış. Öc alma duygusu bir türlü bitmiyor. Ordunun şahsında laik Cumhuriyetten öc alıyorlar. Ya zavallı gazeteciler... Herhalde kalemleri ile darbe yapacaklardı. Boşu boşuna, hiçbir suçları sabit değilken hayatlardan çalınan yıllar... Önce seçim stratejisi için "Kürt açılımı"nı ileri sürdüler. Ama onu ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Baktılar ki durum aleyhlerine dönüyor, oy kaybediyorlar, onu hemen rafa kaldırıp tekrar darbe senaryoları başladı. Şimdi onunla mazlumu oynamaya çalışacaklar. Yani akıl var fikir var, darbe yapmış olanlara hiçbir şey yapılmıyor, hergün ayrı bir senaryo ileri sürülüyor. Demek ki seçim stratejisini bunun üzerine kurmuşlar, bunları ileri sürüp mazlumu oynayacaklar. Ama halk geçen seferden tecrübeli, aynı numara bu sefer sökmez.
Yazımı bitirmeden önce Beykoz'da düzenlenen bir yemekten bahsetmek istiyorum. Cumartesi akşamı kurucusu olduğum ADD Beykoz şubesi, 5. kuruluş yıldönümünü kutladı. Birçok aydın, siyasiler, sivil toplum örgütleri, yerel basın oradaydı. Çok güzel bir yemek oldu. Başarılı çalışmalarından ötürü başkanımız Sn.Füsun Arıkan Sökmez'i ve arkadaşlarını kutluyorum.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




