Yazdır
PDF

İlişkiler

Yazar Arzu Öner.

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 
Beykoz Haberleri

İLİŞKİLER

İnsan hayatında en önemli rolü ilişkiler oluşturuyor. Aileyle, Arkadaşla, Eşle, Komşuyla ilişkiler. Bu ilişkileriniz iyiyse hayatınızdaki sorunların pek çoğu kendiliğinden yok oluyor. Tabii bu ilişkileri iyi tutmak da öyle çok kolay değil. Karşı tarafı anlamak, yorumlamak ve kimliğinizden ödün vermeden hoş görü göstermek gerekiyor. İlişkide kimi zaman sert, kimi zaman yumuşak ama her zaman doğru tarafta olunmalı.


Anne-baba-çocuk ilişkisi ebeveynlerin sözünün geçtiği, ama çocuklarında söz sahibi olduğu bir ilişki olmalı. Arkadaşla ilişkiler ise kişisel çıkarların değil ortak paydaların çoğunlukta olduğu bir ilişki olmalı. Eşle ilişkiye gelince; Yıllardır birbirini anlamadığını ileri süren iki bilinmeyenli denklem gibidir eşlerin ilişkisi. Kadınları anlamadığını söyleyen erkekler, anlaşılmadıklarından yakınan kadınlar bu ilişkinin temel taşlarıdır.

Geçenlerde bir televizyon programında Aşkım Kapışmak isimli yazarın 'KADINLAR SAĞDAN ERKEKLER SOLDAN' isimli kitabından bahsediliyordu. Yazarla yapılan sohbet çok ilgimi çekti. Ertesi sabah gittim kitabı aldım ve bir günde okudum. Arkasından yazarın stand-up gösterisini izledim ve artık eşle ilgili ilişki sorununu ve çözümlerini öğrendim.
İşin formülü kadınların beyinlerinin sağ lobunu erkeklerin ise sol lobunu kullanmasından ibaretmiş.

Çok doğru tespitlerle, yalın bir dille anlatılan kitabı herkese tavsiye ediyorum. Mutlaka okuyun. Bu kitabı okuyan erkeklerin kadınları anlamıyorum demeyeceklerine, kadınların da erkekleri artık herhangi başka bir canlıyla eşleştirmeyeceklerine eminim.

Komşuyla ilişkilere gelince o da başka bir boyut; Çünkü komşu dediğin bir tek yan dairede oturan kişilerden ibaret değil. İnsanların kapı komşularının dışında birde ülkelerin komşuları var. Onlarla ilişkiler var. Bizde de komşular pek bir karışık baksanıza Rus'u var Arap'ı var Avrupalısı var. Hele şimdilerde birde Domino etkisinde oldukları söylenen komşular var ki sormayın.

Bu sorun sınır komşumuz olmasa da aynı coğrafyayı paylaştığımız için komşu saydığımız, ilişkilerimizi hep ön planda tuttuğumuz ülkelerde.
Bu ülkelerden biri de, lideri tarafından ayaklanan halkının üzerine paralı askerlerle ateş açılan, sivilleri öldürülen, yıllardır yönettiği diktatörlüğü aynı faşist düşünceyle devam ettirme çabasında olan Kaddafi'nin ülkesi LİBYA.

Ülke karıştı yıllardır orada ekmek parası için çalışan Türk işçileri ve firmaları bu karışıklıktan büyük zarar gördü. Ama hükümet bu konuda çok başarılıymış gibi bir izlenim yaratmak için elinden geleni yaptı.

Bakalım ne yaptı; en başında net olarak kaç kişinin nerede olduğunu bilmediği vatandaşlarını ülkeden aldırmak için uçak gönderdi. Uçak inemedi geri geldi. Bu sefer 2 tane feribot yolladı. Neden feribot çünkü gemilerimiz yok bu hükümet tarafından satıldı. Bu durumda Sayın Başbakan oğlunun gemilerini de kullanacak değil ya, kendilerince en doğru olan açık denizde yol alması riskli olan feribotları gönderdiler. İlk seferinde Allah yardım etti hava iyi gitti vatandaşlarımızın bir kısmı sağ salim yurda geldi. Ama bir sonraki seferde hava bozdu feribotlar dalgalanan denize açılamadı. Türkler cehennemdeki ülkede, ülkenin gemileri de peşkeş çekilenlerde kaldı. Ama Hükümet üyeleri feribotla gelebilenleri ellerinde çiçeklerle karşılamayı ihmal etmedi, sanki tek eksi buymuş gibi!
Biz tahliye işlemlerine devam ederken Libya'da yaşayan başka ülkelerin vatandaşları çoktan evlerine dönmüş sıcak yuvalarında oturuyorlardı. Neden mi? O ülkelerin liderleri bizimkiler gibi bir şey yaptıklarını zannederek değil, bir şey yaptıklarını bilerek davrandılar. Vatandaşlarını Konsoloslarının yayınladığı endişeye gerek yoktur bildirilerinle avutmadılar, önceden tedbirlerini alarak bir sonraki günü görerek vatandaşlarına sahip çıktılar.

Şimdi çok merak ediyorum; Libya'dan İNSAN HAKLARI ödülü alan sayın başbakanım bu ödülün hakkını verecek mi? Orada ölen vatandaşının, şantiyeleri yerle bir edilen Türk işadamlarının haklarını alacak mı? Kendi halkının haklarını gerektiği gibi savunacak mı? Yoksa bu ödülü hak etmediğini düşünerek, insan haklarının zaten var olmadığı bilinen bir ülkeden aldığı, için utanç duyarak bu ödülü iade mi edecek. Hepimiz Kasımpaşalılığınla ve delikanlı imajınla övünen başbakanımızdan; Aynen Davos'daki gibi çıkış yapmasını One Minute deyip hesap sormasını ve haklarımızı alamazsa, DAHA DA Libyaya gitmemesini bekliyoruz.

Ama yazının başında dedik işte ilişkiler zor. Göbekten bir yerlere bağlandıysanız ne Davos'daki gibi kahramanlık edebilirsiniz nede bir Bedeviye hesap sorabilirsiniz.

Hepinize sağlıklı güzel ilişkiler diliyorum, sevgiyle saygıyla kalın

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Son Yorumlar

Özgün Haber Beykoz Gazetesi Yorumları

Etiketler

beykoz beykoz tapu

Powered by RafCloud

Sosyal Ağlar

Özgün Haber Beykoz - Facebook     Özgün Haber Beykoz - Twitter