Kendimize Güvenmiyoruz...
O zamanlar yiyecek ekmeği bile olmayan askerlerimiz inanılmaz zaferlere imza atmışlar.
Örneğin Çanakkale Zaferi...
Bütün dünyaya "Çanakkale Geçilmez" demeyi başarmışız, imkansızı imkanlı yapmışız, imkansızlıklara rağmen. Mermi yok, at yok, tabanca yok, tüfek yok...
O zamanlar adeta imkansızlıklara karşı meydan okumuş milletimiz, askerimiz, geçit vermemiş düşmana.
Bugünlerde kutladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik bayramımız. Aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 90. yılı bu yıl.
Yüce önderimiz Atatürk, aynı zamanda bu günü çocuklara hediye etmiş, "Çocuk Bayramı" demiş.
İmkansızlıklardan inanılmazı yaratmış bir millet bugün yerinde bile sayamayıp hatta geri geri gitmektedir. Bugün teknolojik olarak baktığımızda 90 sene öncesine göre inanılmaz ortamlar, imkanlar yaşıyoruz. Hepimizin cebinde cep telefonu, henüz herkesin evine girmedi ama pek yakında herkesin evinde olacak olan, bilgisayar, internet gibi teknolojinin inanılmaz imkanlarına sahibiz.
Hatta cep telefonları ile görüntülü görüşme yapıyoruz. Telefonlarımız mobil olmakla beraber internette mobil olmuş ve 3-G sayesinde artık interneti de cebimizde taşıyoruz.
Peki şöyle bir soru akla geliyor, ister istemez...
Bu kadar imkansızlıklarla 90 yıl önce önemli zaferlere imza atmış bu millet bugün elimizdeki inanılmaz imkanlara rağmen neden bugün dünyada bir Türk markası yapamıyoruz.
Herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli...
Neden?.. Diye.
Galiba Kendimize Güvenmiyoruz
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




