KİMLİĞİMDİR, BÜTÜN İNSAN KALPLERİ
KİMLİĞİMDİR BENİM BÜTÜN İNSAN KALPLERİ, İŞTE BUNDAN, ALIN
PASAPORTUMU! Mahmud DERVİŞ
Gazze şeridinde çocuk, kadın ve yaşlı savunmasız siviller katlediliyor. Gazze'de kan ve gözyaşı dinmiyor. Başbakanımız şöyle diyor " İsrail orantısız güç kullanıyor."
Bölgeyi ve gelişmeleri iyi takip eden gazeteci Hüsnü Mahalli'nin olaylara yaklaşımının özeti şöyle: Bunun anlamı ise İsrail saldırabilir ama kullandığı güce dikkat etmelidir! Çünkü onlara göre Hamas, İsrail ile imzaladığı anlaşma gereği ateşkesi uzatmayacağını ilan etmişti.
PEKİ GERÇEKLER NEYİ SÖYLÜYOR?
Mısır'ın arabulucuğulu ile 18 Haziran 2008'de varılan anlaşma gereğince Gazze'de aşayan Hamas militanları İsrail yerleşim bölgelerine füze fırlatmayacak, İsrail ise 1,5 milyon insanın yaşadığı Gazze'ye yönelik Ocak 2006'dan itibaren uyguladığı kuşatma ve ambargoyu 10 gün içinde kaldıracak. Gazze'ye yönelik herhangi bir saldırıda bulunmayacak.
SONRA NE OLDU?
İsrail bırakın kuşatma ve ablukanın 10 gün içinde kaldırılmasını, tam tersine bu kuşatmayı daha da sıklaştırarak, Gazzelilerin yavaş yavaş ölümünü zevkle seyretti. Bununla yetinmyen İsrail, Haziran - Aralık döneminde Gazze'ye 195 kez saldırarak 22 Filistinli'nin ölümüne ve 56'sının yaralanmasına yol açtı. Aynı dönemde İsrailliler 38 Filistinli balıkçıyı da tutukladı.
HAMAS NE YAPTI?
Hamas bu süre içinde, İsraillilerin tüm saldırılarına ve kuşatmanın sürdürülmesine rağmen İsrail yerleşim bölgelerine bir tek füze göndermediği gibi başka direniş gruplarının da füze göndermesine izin vermedi.
ORANTISIZ GÜÇ KULLANIMI!
Bu deyimi bilerek ya da farkında olmadan kullananlar olayda iki taraflı bir savaş olduğunu, taraflardan birinin aşırı güç kullandığını söylemeye çalışıyor. Oysa ortada iki taraf yok. Bir tarafta dünyanın en gelişmiş savaş teknolojilerine sahip bir devlet var. Karşısında ise 41 yıldır işgal altında yaşayan Filistin halkı ve kendi iradesiyle seçtiği Hamas örgütü var.
Hamas'ın ise işgale karşı direnmek üzere örgütlediği genç militanları var. Bu militanların kullandığı silahlar ise yalnızca bombalar, tabancalar ve tüfekler. Bir de 2001 sonundan itibaren araba egzozlarından, su borularından ve benzeri malzemelerden ilkel koşullarda yapılan füze ve roketler var.
İsrail yerleşim bölgelerine fırlatılan bu füzelerden şimdiye kadar yani 8 yılda yalnızca 8 kişi ölmüş. İşte bu nedenle Sayın Başbakan'dan belki de farkında olmadan kullandığı şu "orantısız güç" deyimini kullanmamasını rica ediyorum.
Sevgili Dostlar, bir katliamın arkasındaki görüntünün bir bölümü böyle, güçlü olmak haklı olmayı getirmiyor. Dünya yine Bosna, Irak, Çeçen ve diğer ulusların emperyalistler tarafından katledilmesine seyirci kaldığı gibi bakıyor.
Günümüz insanı bütün olayları hep ekonomik olarak değerlendiriyor, rakamları çarpıyor topluyor, çıkarım nedir diyor ve kaybeden insanlık oluyor. Katliamlara karşı olmak, bunu ifade etmek kariyer imkânı ya da ekonomik yarar sağlamıyor. Sağladığı kendinize olan saygınızın yeniden inşası ve mazlum ulusların umudu oluyor. Bu da insan için yeterli. Yazımın başlığı Çağdaş Filistin Edebiyatı'nın bilge kişisi Mahmud Derviş'in bir şiirinden. 3 sayı önce onun bir başka şiiri sayfamda yayımlanmıştı. Nihal Kemaloğlu özetle şairimizi şöyle tanıtıyor yazısında :
"Filistin sevgisinin ve kurtuluşunun işlendiği şiirlerinin ortak temasını Filistin birliği oluşturuyordu. Yaşamını hapislerde ve sürgünde geçiren Mahmud Derviş'in şiirleri Arap ülkelerinde yıllarca yasaklandı. Mahmut Derviş, şairlerin savaşı reddetmek için savaşın dilini kullanmaması gerektiğini söylüyor ve ekliyor :
Bir şiir ne kadar güçlü olursa olsun bir savaş uçağını düşüremez ama pilotun düşüncelerini etkileyebilir, değiştirebilir.
Şiir, hayatın ihtişamının ilahisi ve ezgisi olmak ve savaşa karşı barışı barındırmak zorundadır. Dostları yaşamının son yıllarında, Filistin'in iki ayrı örgütünün arasındaki kanlı çatışmalarına çok üzüldüğünü belirtiyor. Mahmud Derviş çok önceden olacakları sezip uyarmıştı.
Birbirine düşmüş bir Filistin yaratıldı. Filistin halkıyla baş etmek için uygulanan siyasi mühendislik işe yaradı. Sonuçta şu anda Filistin coğrafi, kültürel, askeri olarak da bölünmüş durumda. Bu bölgelerde yaşayan Filistinliler birbirlerine uzak.
Filistin halkının ortak mücadele gücü zayıflatılıyor. Hem kendi siyasetçilerinin hem Batı ve İsrail'in işgal ve saldırılarıyla.
ABD ve İsrail bunun bir savunma olduğunu açıkladılar. Bu savunmaysa savaş suçu nedir? Hangi suç büyük ve asıl suç? Bir uygarlık hezimeti yaşamıyor muyuz?
Mahmud Derviş bir söyleşide "Irak'ta bir sivil öldürülünce gerçekten iğreniyorum ve kendimden bıkıyorum" demişti. Filistinlilerin, Iraklıların ölümü alıştığımız bir şey olmasın.
Şiir yazmak bir barış eylemidir, şair barıştan doğar. Ekmeğin undan yapılması gibi. (Pablo Neruda)
FIKRA
BİR EKSİK VAR
Temel için kız istemeye giderler. Temel'in babası kızı istedikten sonra, kız babası sorar;
-Oğlunuzun sigara, içki, kumarı var mıdır?
Temel'in babası cevap verir;
-Hepsi var, bir tek karı eksik!
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




