KORKU
Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece memnun olacağı yerde, bu kez de köpekten korkmaya başlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar ki ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkân yok.
- Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir fare yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.
Ünlü yazar Shakspeare, korkuyla ilgili şöyle diyor: İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyada kalıcı eserler bırakmadığı için.
Ve ölümden korkuyor, ölüme hiçbir hazırlığı olmadığı için.
Bir insan kendini arıyorsa kaybettiği yere bakmalıdır.
ŞİİR
HASRET
Saat 12'yi vuruyor
Zaman can çekişiyor...
Zaman sabaha vuruyor
Ve uyanıyorum...
Yanımda sen...
A. Tolga KÜÇÜK
Not: Genç şairlerimizin şiirleri bize ulaştığında yayımlayacağız.
FIKRA
NE İŞ YAPARSINIZ?
Maliye bakanı hükümetin durumu hakkında bilgi edinmek için dolaşmaktadır.
Bir meyhaneden içeri girer ve hafif içkili adamın yanına oturur. Sağdan soldan sohbet ettikten sonra sorar:
- Böyle her gün içebilmek için ne kadar kazanıyorsun?
- Ay 2000 dolar.
- Peki... Hükümet kemerleri biraz sıksa ve ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırırsa?
- O zaman 5 Bin Dolara para demem!
- Ya köküne kadar sıkarsa?
- İşte o zaman 10 bin Dolar kazanırım.
Maliye Bakanı şaşırır ve adama " ne iş yaptığını" sorar.
Adam tebessüm ederek yanıtlar:
- Mezarcıyım.
BİR OLAYIN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
09.07.2010 Cuma günü, komşum Berber Osman Karpuz dükkâna gelip.
- Bak kuş yavrusu yuvasından düştü. Dedi.
Kuş daha palazlanmamıştı, uçma ve kendini koruyabilme imkânı yoktu. Biraz sonra Sinan Parlak elinde bir merdivenle göründü, Osman yukarı çıkıp yavruyu yuvaya koydu, hepimiz rahatlamıştık. Yağmurda usul usul yağmaya başlamıştı, biraz sonra ana kırlangıç yuvaya gelip yavrularını beslemeye başladı. 3 yavruyla da ayrı ayrı ilgilenip getirdiği yemleri açıkağızlarına bırakıyordu.
Ertesi günü, bir yavrunun daha düştüğünü Osman bana söyleyince yuvanın yakınına gidip baktığımızda yuva dağılıyordu, o halde tamir etmeliydik.
Osman la nasıl yaparız diye düşünürken, güleç yüzüyle "çare" olarak nalbur Bülent Karataş yanımıza geldi ve:
- Alçı vereyim yuvayı sağlamlaştıralım, dedi. Osman'ın kalfası Oğuzhan nalbur dükkânına gidip malzemeleri ve merdiveni alıp geldi. Tam işe koyulacaktık Engin Kayhan yanımızdan geçerken bize sordu:
- Ne oldu?
Olup biteni kısaca anlattık, Engin bey'in elinden boya işleri de ustalık düzeyinde gelirdi, işe koyuldu. Yuva onarılırken yavruları bir şapkanın içine koymuştuk. O sırada yavruların anne ve babası dokunmayın onlara dercesine üzerimizde uçuyorlardı.
Korkumuz yuvaya gelen yavrularım kayboldu deyip terk edip gitmesiydi.
Sonunda yuva onarıldı ve yavruları yerlerine koyduk. Tüm bunlardan sonra anne yeniden beslemeye başladı yavrularını.
Gözümün önüne yüzyıllar önce yapılan ve duvarlarında kuş evleri olan camiler geldi, sadaka taşları geldi, her bir ihtiyaç için kurulmuş vakıflar geldi. Bunlar nasıl bir kültür mirasını paylaştığımızın güzel örnekleriydi.
Yuvanın yapımında emeği geçen herkese, başta komşum Osman Karpuz'a, Kalfası Oğuzhan Dede'ye, Sinan Parlak'a, Bülent Karataş'a, evine gidip hasırdan yapılmış kuş yuvası getiren Mustafa Karpuz'a ve Engin Kayhan'a duyarlılıklarının hiç eksilmemesi dileği ile şükranlarımı sunuyorum.
Sevgili Dostlar;
Eğer bizler her şeyin varlıkla ölçüldüğü günümüzde insani duyarlılığımızı yitirirsek, komşumuz bize yabancı olmaya başlar. Eğer o kuş yavrusunun çaresizliğine çare olabilirsek, eğer annenin çabasına kendi çabamızı da katabilirsek birlikte olabilmenin gücüyle her zorluğu aşabiliriz.
Yoksa zulüm imparatorları çok yuvaları tahrip edecek, çok yavruları çaresiz bırakacaktır. Bosna da ve diğer ülkelerde yapılanlar gibi. Rabbim, zalimin zulmünden tüm insanlığı korusun, Amin.
VEFAT
Sevgili arkadaşım Erdal ÖZTÜRK'ün Ağabeyi İsmet ÖZTÜRK'e Allahtan rahmet, ailesi ve dostlarına sabırlar diliyorum.
Tornacı Hamit Usta'ya Allahtan rahmet, ailesi ve dostlarına sabırlar diliyorum.
Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, ailesi ve dostlarına sabırlar diliyorum.
KUTLAMA
Meltem ve Vural DEMİR'e bir ömür boyu mutluluklar dilerim.
20. Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda 10 Bin metrede ülkemize altın madalya kazandıran Elvan'ı kutlar başarılarının devamını dilerim.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




