Yazdır
PDF

PROJECT DEMOCRACY

Yazar Zuhal Özen.

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 
Beykoz Haberleri

PROJECT DEMOCRACY

 

Geçen gün kütüphanemde kitaplara bakarken 2005 yılında okuduğum Sn. Mustafa Yıldırım'ın "SİVİL ÖRÜMCEK AĞINDA" kitabı dikkatimi çekti. Tekrar okudum ve tüylerim diken diken oldu. Kitaptaki yazanların hepsi olmuştu. Mutlaka okumanızı öneririm. Olayları çok daha iyi anlayabiliyorsunuz. Biraz kitaptan alıntılar yapmak istiyorum ki olayları, nasıl bugüne geldiğimizi anlayalım.

1967 Katzenbach Komisyonunun önerileriyle başlatılan, 1982 de Reagan tarafından yeni bir demokrasi modeli ortaya kondu. Kan dökücü diktatörlerin yerine, akılları liberal enternasyonale yatmış siyasi partilerin ve ikna edilmiş seçkinlerin demokratik egemenliğini pekiştirme yöntemiydi artık geçerli olan. Bu kadro eliyle biçimlendirilen yeni demokrasi modeli 2 temel düşünceye dayanıyordu.1- Ülke bağımsızlığı için örgütlenen her siyasi hareket komünisttir. 2- Ülke bağımsızlığı için savaşan, silahlı olsun olmasın her oluşum teröristtir. Aslında Reagan demokrasisi yalnızca, sert anti-komünist mücadele döneminden "Yenidünya düzeni" ne geçiş evresiydi. Burada asıl amaç NATO-Varşova Paktı çekişmesinin, NATO lehine çözülmesi ve ardından oluşacak yeni devletlerarası düzeni, uydu siyasetçi ve uydu askerlerle uzaktan yönlendirmek yerine, ülke halklarının da canı gönülden onayıyla yerinden ve doğrudan yönetmekti.

Uzun dönemli amaçlara yönelik etkinliklerin kalıcı olması için, yeni kuşakların akademik çalışmalarda, kendi öz ülkelerinin etnik oluşumu, dinsel-mezhepsel bileşimi, iktisadi ve siyasal yapılanması ayrıntılarıyla işleniyordu. Bu gençlerin bir bölümü, Amerika'da yerleşip öz ülkelerine yönelik grup çalışmalarını sürdürürken, geri kalanları da öz yurtlarında ki genç kuşağın eğitimini üstleniyor ve onları kendilerine benzetiyorlardı. Bütün dünyada bağlı bürolarla, vakıf-NGO-parti bağlarıyla, devlet yöneticileri ve ticaret-sanayi odaları ilişkileriyle, yayın dünyası dostlukları ile yürütülen bu operasyona, 1982'de ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından PROJECT DEMOCRACY adı verildi.

Dünyanın 92 ülkesinde devlet yönetimlerine paralel yönetim şebekesi oluşturan ABD ve Batı Avrupa devletleri egemenliklerini gizliden değil, olabildiğince açıktan pekiştiriyorlar. Bunu yaparken kurdukları ya da kurdurttukları dernek ve vakıflar aracılığıyla toplumun tüm kesimlerini örgütlüyor, yasa değişikliği çalışmalarını yönlendiriyor ya da yasa tasarılarını kendileri kaleme alıyorlar. Ülkeyi yönettiğini sanan devletin kurumlarına reform için para veriyor ve değişiklikleri kendi bildiklerince yönlendiriyorlar. Bu operasyonla önce Doğu Blok'u parçalandı. Moskova' da kurulan derneklerle yönetime sızılmış ve muhalefet örgütlenmişti. Böylece sonuç kolay oldu. Sosyalist sistemin çökertilmesinden sonra ulusal devletlerin iç düzenlerinin ele geçirilmesi ve parçalanması süreci başlatıldı. Türkiye gibi müttefik ülkelerdeyse, olası bağımsızlık eğilimlerini bastırmak ve devletlerin tüm ulusal çekirdeklerini yok etmek, iktisadi ortamlarını korunaksız, yönlendirilebilir, gerektiğinde karıştırılabilir bir durumda tutabilmek için güdümlü örgütlerin desteğiyle yasal değişiklikler yaptırmayı başardılar.

Operasyonun en önemli ayağı "çok kültürlülük" üstüne kuruldu. Kısa bir sürede farklılıklar etnik azınlık isteklerine yükseltildi. Toplumun dinsel dayanışmasını da denetim altında tutabilmek için "Din Hürriyeti" senaryosunu büyük bir başarıyla uygulayan ABD örgütleri, dinsel topluluklarla, şeyhlerle, şıhlarla, vakıflarla ilişkilerini geliştirerek demokrasi cephesine kattılar."Türban" özgürlüğü örgütlenmesiyle ve eylemlerle birlikte kurumların ve toplumun tepkileri ölçüldü. Gerektiğinde suikastlar düzenlendi.

Operasyon her kesimi T.C. nin yasallığına karşı birleştirdi. Siyasal partiler "siyasi eğitim" adı altında operatörlere bulaşınca topluma önderlik edecek muhalefet de kalmadı.
Olay hayli derindi. Bir ülkede yaşayanların düşünce sistemleri ele geçiriliyor. Demokratik kitle örgütleri yok edilirken birkaç seçmece kişinin kurduğu dar üyeli dernekler; toplumsal muhalefeti, güdümlü medya ve devlet yöneticilerinin desteğiyle gütme yeteneğine kavuşuyorlardı.

Cumhuriyet kurumlarına karşı her provokasyondan sonra siyasal partilerin tümü susuyor, temel ilkelerin ve kurumların savunulması, orduya kalıyor. Ordu politize ediliyor ve siyasi kavgaların içine çekiliyor. İnanç ve köken ayrılıkları öne çıkarılıyor ve çatışmalar keskinleştiriliyor. Bu durumdan yarar umanlar Türkiye'nin bir avuç militarist güç tarafından yönetildiğini yayıyorlar. Ve "laik cunta" tanımı kullanılıyor.

Bu sürecin Türkiye açısından en önemli adımı güvenliği sağlayan kurumun yıkıma uğratılmasıdır. NED'in dolarları ve Euro ile beslenen "Project Democracy" karşısında tek engel olarak görülen ve Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkan ulusal ordu ile halkın arasını açmak ve orduyu yıpratmak için de türlü senaryolar düzenlenmiştir.

İşte sonu Ergenekon uydurmasına kadar uzanan, hukuksuzluğun, haksızlığın orijini budur. Halkımızın biran önce durumu anlayıp, bunları bozma olanağı vardır. Dünyadaki bir ülke bunu başarmıştır. Darısı başımıza.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Son Yorumlar

Özgün Haber Beykoz Gazetesi Yorumları

Etiketler

beykoz beykoz tapu

Powered by RafCloud

Sosyal Ağlar

Özgün Haber Beykoz - Facebook     Özgün Haber Beykoz - Twitter