Beykoz'da yaklaşık 2 aydır 8 siyasi parti 29 mart yerel seçimleri için kıyasıya çalışıyor. Bütün
partiler Beykozluyu neredeyse tek tek ziyaret ederek projelerini anlattılar.
Önce siyasi partilerden bazı kişiler aday adayı oldular.
Heyecanlı günlerden sonra adaylıklar kesinleşti. Önce aday adayları "acaba aday olur muyum" diyerek çeşitli düşler kurdular.
Sonra adaylıklar kesinleşti, bazılarının düşleri sona ereken adayların düş hedefleri yükseldi.
Bu sefer adaylar "acaba başkan olur muyum" düşleri görmeye başladı.
Düşlerini gerçekleştirebilmek için,
Salon Toplantıları, Kahve Toplantıları, Ev Toplantıları, Esnaf Ziyaretleri gibi aktivitelerle halka kendilerini anlatmaya çalıştılar.
Bütün Beykoz bayraklarla süslendi. "En güzel yere benim bayrağım, benim resmim, benim afişim asılmalı" diyen siyasiler partisine göre belli bütçelerle bir şeyler yapmaya çalıştılar.
Hemen hemen her mahalleye, Hemen hemen her siyasi parti seçim irtibat büroları açarak mahallelerle partiler arasındaki koordinasyonu kurmaya çalıştılar.
Projeler, Projeler ve Projeler...
Şimdi sona ermek üzere. 29 Mart geldi çattı, her Türk vatandaşı vatandaşlık görevi gereği kendisine ait olan o çok değerli oy'unu kullanacak.
Oy'unu kullanırken Oyunu bozacak mı? Oyuna alet mi olacak?
Şİmdi belediye başkan adayları düşlerini kurabildikleri kadar kurdular.
Bu 8 siyasi partiden 7 si hayal kırıklığıyla karşı karşıya kalacaklar, çünkü kazanan yalnız ve yalnız 1 partinin adayı olacak.
Bazı siyasi partile barajı aşabildikleri için, en azından 3-5 meclis üyesi çıkardıkları için belediye başkanlığını kaybetseler bile sevinecekler.
30 mart sabahı 1 siyasi partinin adayı belediye başkan adayı belediye başkanı olacak.
Bazı partilerin adayları kazanamasa bile meclis üyesi çıkarabilecekler.
Yani 30 martta kazananlar ve kaybedenleri göreceğiz.
Tek tahammül edemeyeceğimiz şey ise Beykoz'un kaybetmesidir.