Geçen Pazar günü AKP adayı Sn. Yücel Çelikbilek Beykoz da ki yerel gazete yazarlarını öğlen yemeğine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Beykoz korusu sosyal tesislerinin restoranına davet etti. Kendisine ve AKP yöneticilerine teşekkür ederiz. Yalnız sadece kendisi konuştuğu için biz soru sorma ve eleştirilerimizi söyleme imkanı bulamadık.Bu yüzden anlattıklarına cevap verme hakkımı bu yazımda kullanacağım. Sn.Yücel Çelikbilek'in bazı söyladikleri çok doğru.Evet, gerçekten son yıllarda sularımız hiç kesilmedi. Çöplerimizin toplanması da fena değil. Yollarımız için çok iyi şeyler söyleyemeyeceğim ama belki tamiratların bitiminde yollar düzelir. Ama Sn.Belediye başkan adayımızın Beykoz 'un sit alanı olmasını eleştirmesine hiç katılmıyorum. Beykoz sit alanı olmasına karşın doğa bu kadar bozuluyorsa, ya sit alanı olmasa ne olurdu kimbilir. Yemek yediğimiz restoran eskiden Hasır Restorandı ve Hasır restoran bol ağaçların kapladığı bir alanın içindeydi.Ağaçlar sık olduğu için, biz buradan denizi göremezdik ama o yeşillik ve ağaçların güzelliğinden deniz aklımıza bile gelmezdi.Maalesef sonra bir çok ağaç kesildi. Niçin? Deniz manzarasını görmek için .Bu duruma da yetkililer kayıtsız kaldı. Şimdi size soruyorum, denizi görmek için nasıl kıyılır doğaya? Bence tek bir ağaç kesilmesi bile dünya ya, insanlığa yapılacak en büyük hainliktir. Ondan sonra niye küresel ısınma var diye soruyoruz. Atatürk, Yalova da tek ağacın kesilmesine karşı çıktığı için yapılan ev raylar üzerinde taşınmıştı. Şimdi birde 2B orman yasası çıktı, bakalım Beykoz da kaç ağaç kalacak. İnsanoğlu güzelim doğanın bozulması ile yapılan villalarda oturmayı nasıl içine sindirir anlamış değilim. Anlattığı genel politikalara ise hiç katılmıyorum. Sözleri gerçekleri yansıtmasa da hepimizin hayalidir. Sayın başkan adayının herhalde çıkan maden yasasından yeterli bilgisinin olmadığı anlaşılıyor. Bilgisi olsaydı, madenlerimizin çıkarma haklarının neredeyse tamamının yabancıların eline geçtiğini bilirdi. Kaldı ki tohum yasası da,Türk çiftçisine karşı yapılmış bir cinayettir.
Gelelim belediye meclis üyesi listelerine. DSP hariç, gene listelerde kadının adı yok. Hele CHP gibi bir partinin listesinde seçilecek yerlerde kadın adayların olmamasını anlamış değilim.Bu duyarlılığı sadece DSP göstermektedir. Bu konuda DSP yi kutluyorum. Elbette seçmende bunu göz önünde bulunduracaktır. CHP de en büyük demokratik kitle örgütü olan ADD nin Beykoz şube başkanının bile listelerde arkalara konulmasının nedenini anlamış değilim. Acaba CHP de listeler neye göre yapılıyor.
Şimdi biraz da ''nasıl bir belediye başkanı isti-yoruz'' onu konuşalım. Öncelikle kendisine oy vermeyenlerin haklarına en az oy verenler kadar sahip çıkan, dürüst, doğaya ve tüm canlı haklarına saygı gösteren, Beykoz’u sosyal açıdan çağdaş seviyeye ulaştırabilecek , istihdam alanları yaratabilecek, güvenli bir ilçe yapabilecek bir başkan adayı istiyoruz.
Bütün belediye başkan adaylarına seçim yarışında etik değerlere saygılı olmalarını düşünerek başarılar dilerim.