reklam
reklam
Ana Sayfa Yazarlar 24.03.2021 8297 Görüntüleme

ACIKLI BİR NİHAVEND

 “Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime

Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime

Perde-i zulmet çekilmiş korkarım ikbalime (korkarım karanlık perde çekilmiş talihime)

Titrerim mücrim (suçlu) gibi baktıkça istikbalime…”

 Müzeyyen Senar’ın sesinden yükselen bu inleyen şarkıyı yazdıran acı ne idi kimbilir?

 Oysa henüz 13 yaşında bir kız çocuğuydu. Evlerine girerek, ablasıyla bulunduğu odadan kendisini zorla kaçırmaya çalışan adamın elinden çığlıkları ile kurtulur kurtulmasına ama… Babası için namus meselesidir artık. Ve kızını zorla bu zorbayla evlendirir. Küçük kız, Nişantaşı’ndaki Taş Konak’ tan İzmir’e gelin gider.

 Sürgüne ve hüzne…

130 yıl önce yaşanan bu acıklı öykünün kız çocuğu İhsan Raif’tir. Döneminin ünlü kadın edebiyatçısı, hece ölçüsü ile yazan ilk kadın şair.

Bu varlıklı ve eğitimli ailenin kızı İhsan Raif’in kaderdaşları aynı sürgüne mahkûm edilmiş yıllar geçse de üstünden.

Tıpkı birkaç koyun karşılığı verilen çocuk yaştaki ‘Ünzile’ gibi…

O zamanlar ne televizyon var ne de Müge Anlı programları.

Şimdi büyük bir izlence ve eleştiriye sahip olan bu programların tematiği ve tarzı hemen hemen aynı. Yargısız infaz ve toplumun gözü önünde aile mahremiyetini çiğnemesi gibi eleştirilere maruz kalan bu programların sosyolojik gerçeklikleri, toplumsal sorunları kurgusuz bir biçimde aktarması ve kimi zamanda faillere ve kayıplara ulaşmada etkili bir mecra olması nedeniyle etkisi yadsınamaz.

 Bu kadar çok çeşitli vaka örneğini sosyologlar birkaç yılda derleyip tez yapıp sonuç çıkaramazlardı.

 Çocuk yaşta evlendirilen ya da evinden kaçan kızlar, şiddete uğrayan kadınlar, kadın tacirlerinin ağına düşenler, kızlarını kullanıp damat adaylarını dolandıran anne babalar, sosyal medyadan tuzağa düşüren çeteler, yirmi yıl sonra annesini babasını ya da çocuğunu arayanlar ve daha pek çok içler acısı trajik olay.

 Bazen filmlerde bile olamaz bunlar dedirten olaylar ve insanlar.

En çok ta eğitimsiz ve iş hayatında olmayan kadınlar.

Bugün kadına dair sorunların çözümünde yalnız hukuki ve destek uygulamaları ekseninde sürdürülen tartışmalar, bunlarla koşut düzenlenmesi gereken radikal çözüm yollarını hep erteler görünmekte.

Yaşadığımız bu zaman diliminde eğitimsizlik neden hala gündemimizde?

 Belediyelere ve kimi sivil toplum kuruluşlarına AB fonlarıyla önerilen gel geç projelerin sorunları çözmediği aşikâr. Devletin, yaygın ya da örgün, güçlü, kararlı ve uzun vadeli hazırlanacak bir eğitim politikası gütmesi acildir. Aynı mesleki eğitimi alan kız öğrencilerin işe alınmada boşta kalmasının önüne geçilmelidir. Okula değil de merdiven altı oluşumlara çocuklarını gönderen ailelere cezalar ağırlaştırılmalı, hizmet sektöründen daha ziyade üretim için planlanmış işletmeler yaygınlaşmalıdır.

 Kadın girişimcilerin desteklenmesinde mikro kredilerle daha fazla kadına ulaşılmalı, kadın kooperatiflerine yerel yönetimlerin destek vermesi zorunluluğu getirilmelidir. Kooperatifler kadınlar için ekonomik kalkınma umudu olacağı gibi, kadının ailesini de kapsayan sosyal ve kültürel gelişimi de beraberinde getirecektir.

 İş hayatı ile ilgili planlanacak destek konusunda yalnızca devlet kurumları değil, TOBB ve Ticaret ve Meslek Odaları da sorumludur. Bu odalar, üye aidatı almanın dışında sorumluluklarının da olduğunu bilmelidir.

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

BAL GİBİ DE UNUTTUNUZ!

BAL GİBİ DE UNUTTUNUZ!

Tema Tasarım | AnatoliaWeb