reklam
Ana Sayfa Yazarlar 19.04.2021 2079 Görüntüleme

  AKLINA MUKAYYET OLMAK

Elinde çekiç ve çivi olduğu halde, vücudunu yontan bir insan figürü resmi ve altında yazan o muhteşem ifade: “İnsan kendi şekillenişinin en büyük mimarıdır”

 Doğru düşünmek ve doğru karar vermek adına akıl yürütmenin tek aracı olan mantık; yüzlerimizin, duygusal ifadelerimizin maske altında kaldığı gibi maskeleniyor da farkında mı değiliz?

Aristoteles’lerden Farabi’lerden günümüze akıp gelen mantık disiplini, düşünmeme, akıl yürütmeme, analiz ve çıkarım yapmama gibi bir buzul çağına mı girdi insan kendi bünyesinde?

Oysa nakli olanın değil de akli olanın daha değerli olduğu makbul değil midir? O muhteşem insan beyni, okuduğu, izlediği, gördüğü her şeyi yorumlama yetisinden uzaklaşıp kurumuş ceviz içine mi dönüşmekte bir virüs tarafından?

Algı yönetimi, toplum mühendisliği gibi kavramların güdülenmeyi nasıl kolaylaştırdığını ve teknolojinin buna güldür güldür yol verdiği bu günler, mahkum olduğumuz GDO’lu hayatın içinde tek kale olarak kalan beyinlerimize hücum eden bir zombi saldırısı filmini andırıyor.

Oysa ki, yeni ayaklanan her bebek, duvardaki takvimin ön yüzüne değil, sayfayı kaldırıp arkasına bakar.

Bugün kitle iletişim araçlarından yayılan propagandaların ister ticari, ister siyasi, isterse kültürel olsun, zamanlamasına, yoğunluğuna ve seyrine bakarsak, önümüzdeki zorlu süreçte mantığa her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu göreceğiz.

Pandemi, yapay zekanın gelişiminde evden çalışma, insan gücüne ihtiyaç kalmaması, yüz yüze eğitimin yerini bilgisayarların alması, bir arkadaşımın dediği gibi çocukların ve gençlerin akran yerine ekranla hemhal olması ve dünya siyasetinin ülkelere dayattığı değişim hareketinin, değer yargılarımızı, olaylara ve sorunlara bakışımızı derinden etkileyip yönlendirebilecek sözcülere ihtiyacı olmayacak. Çünkü hazırdırlar.

Ortaya bir dizi laf atılır,  tartıştırılır, baklalar ağızlardan çıkartılır. Bazen güdülemek için bazen de nabız yoklamak için deneme çekilir. Gençliğin kendisini gerçekten y-z kuşağıyım diye inanması sağlanır. Hâlbuki ki onun başka boyutta olduğuna inanmasını sağlayacak x-y-z nitelendirmeleri, tüketici eğilimlerini kategorize etme amacından çıkmış ve yayılmıştır.

Bundan sonra izleyeceğimiz en önemli algı çalışmaları yeni anayasa ekseninde fikir beyanatları olacaktır. Daha doğrusu kaldığı yerden devam edecektir.

İzleyip göreceğiz.

(Nisan 2021)

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ZAFER BİZİMDİR, ŞÜKÜR!

ZAFER BİZİMDİR, ŞÜKÜR!

Tema Tasarım | AnatoliaWeb