reklam
reklam
Ana Sayfa Yazarlar 19.04.2021 356 Görüntüleme

YOKSULLUK

170 ülkeye hibe, saraya Mercedes, uzaya gidecektik ama sana bana düşen patates soğan. Zevk, sefa sürdüğünüz hayatlarınızı şaşkınlıkla izleyen halkı kuru ekmeğe muhtaç ettiniz hem de uçuyor dediğiniz ekonomi ile.

Mesele; şu ülkeye bu kadar, bu ülkeye bu kadar yardım yaptık değil, mesele; açlıkla ve yoksullukla sınadığınız bu ülkenin gerçek sahipleri olan vatandaşı refah seviyesine çıkarmak. Oysaki siz sadece 5’li çeteye 18 yılda 220 Milyar $ ödeme yaptınız. Bunlar yetmedi, uygulanan vergi muafiyetlerinin sayısı yazmakla bitmez. Bir lokma ekmek için garibanın durmadan didinmesi, bunca alın teriyle, Tanrıların bile zor dayanacağı yoksulluk içinde yaşaması hangi hakka, hangi doğruluğa sığar.  Sorsan sosyal devletiz ama sayenizde, esnaf kan ağlıyor, çocuğuna süt alamayan baba intihar ediyor, halk Pazar artıklarını topluyor bir şekilde tencere kaynatmaya çalışıyor, her gün kadınlar öldürülmeye devam ediyor. Victor Hugo’nun bir sözünü hatırlatmak isterim; “Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz, biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk.”

İktidar partisi, Z kuşağının ailelerine ulaşmaya çalışıyormuş. Önümüzdeki seçimlerde oy kullanacak yaklaşık 6 milyon gencimiz var. Hepsi o kadar pırıl pırıl o kadar akıllı ki 19 yıldır yaşadıkları bu Türkiye’de olan biteni görüyorlardır. Örnek benim oğlum. Asla AKP’ye oy vermem diyor. Kendince nedenleri ortada. Aileleri ikna etse bile bu pırıl pırıl gençleri nasıl ikna edecekler? Hak, hukuk, adalet peşinde koşan gençlerimiz. Çünkü üniversite mezunu gençlerimizin en az yarısı işsiz. Onlar iş istiyorlar, aş istiyorlar. Gerçi Türkiye’de işsizlik diye bir sorun yokmuş. İşsizlik makul seviyede imiş ama Türkiye’nin en büyük sorunu işsizlik. Her evde en az bir işsiz var bu ülkede olsun biz işsizlikte makul seviyede kalalım.  2 milyonu aşkın üniversite mezunu gencimiz bazı kişiler gibi nitelikleri olmadığı için mi işsizler?

Para gelsin diye turizmciyi aşılayan hükümet öğretmen ve öğrencileri aşılamadı. Pandemi sürecine okullarını en uzun süre kapatan 3 ülkeden biriyiz. Çünkü eğitim siyasi iktidarın umurunda değil. Çünkü eğitilirse insanlar uyanır. Oysaki eğitim, asıl zor ve karanlık günlerde bizi aydınlığa çıkartır.

Sağlık Bakanımız Covid-19 vakalarının artışında 84 milyon sorumlu demiş. Genel bir bakış atarsam; 1 yıldır 65 yaş üstü evde hapis, 20 yaş altı çocukların çoğu okula bile gitmedi. Bilinçli insanlarımızın çoğu  ev-iş arası mekik dokudu. Peki, yapılan kongreler, 300 TL diye duydum verdiğiniz parayla topladığınız insanların kongreler bitince tekrar ülke geneline dağılmasıyla artmadı mı? Yani koyduğun yasaklara kendin uyma sonra suçlu vatandaş, hiç kusura bakmayın suçlu sizlersiniz.

Artan fiyatların, yükselen işsizliğin, maaşların enflasyon karşısında erimesinin, yoksulluğun, askıda ekmeğin, patates-soğana muhtaç hale gelmenin lebalep kongreler yüzünden artan vaka sayılarının sorumlusu biz değiliz.

Ülkemin gerçekleri;

Eğitimde sınıfta kal,

Ekonomide sınıfta kal,

Sanayide sınıfta kal,

Tarımda sınıfta kal,

Sağlıkta sınıfta kal,

Pandemide okuldan atıl ama dünya bizi kıskanıyor. Sayın Meral Akşener’in dediği gibi “Hadi oradan!!”

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

BARIŞ İÇİN Mİ DEDİNİZ?

BARIŞ İÇİN Mİ DEDİNİZ?

Tema Tasarım | AnatoliaWeb