reklam reklam
Ana Sayfa Güncel, Siyaset, Sür Manşet, Yerel Haber 11 Mayıs 2021 669 Görüntüleme

Covid-19 Pandemi Sürecinin 1.Yılında Paşabahçe ve Çiğdem Mahalleleri

Korona virüsü salgınının ilçemizdeki yansımalarını Köşe yazarımız Arzu Başlantı’nın kaleminden Özgün Haber gazetesi olarak siz okuyucularımızla buluşturuyoruz.

Covid-19: dünyayı saran illet. Dünya insanları gibi, biz de toplum olarak endişe içerisindeyiz. Pandemi süreci başladı başlayalı, bireyler olarak fedakâlıklar yapıyoruz ancak şu kesin ki, bazı meslek grupları zorluklar ile bir nebze daha fazla boğuşuyor. Bu meslek gruplarından birine mensup olan muhtarlarımız, çoğumuzun evine kapandığı zamanlarda sokaklardalar. Biz ne kadar insandan kaçıyorsak, onlar tam tersine o kadar insan içindeler. Gece gündüz demeden çalışıyorlar. Bu süreçte mesaileri kat be kat arttı. Ne gibi zorluklar yaşadıklarını öğrenmek için Paşabahçe ve Çiğdem mahalleleri muhtarlarını ofislerinde ziyaret ettim. (Arzu BAŞLANTI)

İki Komşu Muhtarlık: Paşabahçe ve Çiğdem

Her ikisi de sınır komşusu iki muhtarlık: Paşabahçe ve Çiğdem mahalleleri muhtarlıkları. Sınır komşusu oldukları gibi, muhtarlık odaları da yan yana; aynı binanın içinde. Tam da yerinde bir deyimle: hakikaten kardeş kardeş, dayanışma içinde çalışıyorlar.

Paşabahçe ve Çiğdem mahalleleri muhtarları ile özel bir röportaj gerçekleştirdim. Hafta içinde ziyadesiyle yoğun oldukları için röportaj tarihini pazar gününe aldık ancak ben yanlarına gittiğimde de yoğun bir şekilde çalışıyorlardı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gönderilmiş bulunan yardım kolilerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak ile meşguldüler.

Bu her iki mahallemizin de Beykoz’un genelinde olduğu gibi başta imar olmak üzere çeşitli sorunları var. Ancak bu sefer konuştuğumuz konu, sadece pandemi süreci oldu.

Birçok sorunu olan Beykoz ilçesinde ve özellikle öngörünüm bölgesinde bulunan Paşabahçe ve Çiğdem mahallelerinde muhtar olmak kolay iş değil. Ancak pandemi sürecinde muhtar olmak daha da zor. Muhtarlarımıza sorduk, onlar da cevapladılar. Yer yer bazı sorulara da birlikte cevap verdiler. Bilgilendirici bir sohbet oldu!

PAŞABAHÇE MAHALLE MUHTARI İLKAY AYDIN:

CORONA HASTASI KISIR İSTEDİ, YAPTIM, GÖTÜRDÜM!

Doğma büyüme üç kuşak Beykozlu olan İlkay Aydın, evli ve bir çocuk annesi. 1967 doğumlu olan muhtar Aydın’ın görevinde ilk dönemi. Yani ilk tecrübesini pandemi sürecinde ediniyor. O, bir kadın olmanın mesleğine kattığı artıları da sunuyor mahalleliye. Röportajı okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

ÖZGÜN HABER: Muhtarım, Paşabahçe pandemi sürecine nasıl girdi?

İLKAY AYDIN: Paşabahçe’de yaklaşık

5 bin’e yakın bir nüfusumuz var. Burada ikamet edenlerin çoğu ise köylerinde yaşıyor. Sürece iyi girdik aslında, fena değildik çünkü dediğim gibi, nüfus bazında Paşabahçe çok yoğun bir mahalle değil. Fakat sonra, her yerde olduğu gibi bizde de maalesef Covid-19 hastası arttı. Nüfusu daha fazla olan yerlere göre durumumuz daha iyi ancak en büyük dezavantajımız, Paşabahçe’nin merkez olması. Hastane, bankalar, postane, noter, taksi durağı mahallemizde bulunuyor.

ÖZGÜN HABER: Pandemi muhtarlığınızın iş yükünü arttırdı mı?

İLKAY AYDIN: Evet, çok arttırdı. Bu artışın en büyük payı filyasyon dolayısıyla oldu. Biz muhtarların telefonlarına Covid-19 hastaları ile temaslıların isimleri geliyor ve bizden bu kişileri denetlememiz isteniyor. Biz de o kişilerin kapılarına gidiyoruz. Belli mesafelerden ya da telefon açarak balkona, pencereye çıkmalarını sağlayarak, onlara geçmiş olun dileklerimizi iletiyor ve bir şeye ihtiyaçları olup olmadığını soruyoruz. Onlar da bizi arıyorlar. Bir şey istediklerinde alıp götürüyoruz. Filyasyon, yorucu bir iş. Ben aracım olmadığı için yürüyerek dolaşıyorum mahalleyi. Yağmurlu havalarda taksi kullanıyorum. Allah’tan Murat muhtarım ile yan yanayız. Birbirimizi idare ediyoruz. O geliyor, ben gidiyorum; ben geliyorum o gidiyor. Muhtarlıklarımızı boş bırakmamaya çalışıyoruz. İnsanlar muhtarlığı boş görünce sitem ediyorlar çünkü. O yüzden dışarıdaki işlerimizi kovalamak adına bizim burada gerçekten sekreterlere ihtiyacımız var. Filyasyona çıkıyorsunuz, cenazelere katılıyorsunuz, başka işleriniz oluyor, toplantılarımız oluyor, sokaklarımıza Fen İşleri geliyor, İSKİ geliyor ya da vatandaşımızın bir talebi oluyor, yerinde görmek istiyorsunuz, resimlemek istiyorsunuz, gidiyorsunuz.  İşte bu tür durumlarda muhtarlığımız hep boş kalıyor.

DİĞER İLÇELERDEKİ MUHTARLAR GİBİ DEĞİLİZ

ÖZGÜN HABER: Devlet sekreterya maaşını karşılamıyor değil mi?

MURAT ERDAL: Şu anda sekreteryayı karşılamıyor.

ÖZGÜN HABER: Ya diğer giderleriniz? Örneğin, filyasyona taksiyle gidilirse örneğin?

MURAT ERDAL: Beykoz Belediyesi 4 aydan bu yana, fatura karşılığı bin 500 TL para vermeye başladı muhtarlara. Makbuz karşılığında taksiyi de ödüyor. Arabası olanların benzinlerini fatura karşılığı ödüyor. Ancak diğer ilçelerin belediyeleri muhtarların tüm gereksinmesini üstelik fatura ibrazı gerekmeksizin karşılıyor. Hatta sekreteryası da dahil olmak üzere. İstanbul’da 39 ilçe varsa, hemen hemen 20’ye yakını muhtarların giderlerini bu şekilde karşılıyor. Hemen hemen 5 bin TL’ye yakın bir destek veriliyor oralarda muhtarlara. Ancak Beykoz’da durum böyle değil.

Belediye eski başkanımız Yücel Çelikbilek zamanında bir ara bize de fatura karşılıksız gider desteği verilmişti ancak daha sonra “zimmet çıktı” denilerek, kesildi. Yeni Belediye Başkanımız Murat Aydın’a Beykoz Muhtarlar Derneği olarak gittiğimizde, bu destek tekrar verilmeye başlandı ancak zimmet olayı çıkar endişesiyle fatura ibrazlı olacak şekilde veriliyor. Biz, “bizi fiş peşinde koşturmayın, diğer ilçeler bunu ne şekilde halletmiş ise, siz de o şekilde halledin” talebinde bulunduk ancak olmadı.

İLKAY AYDIN: Fatura peşinde koşmak ayrı bir hengâme. Meyve fişi veriyoruz, geri yolluyorlar bize. Ama biz burada misafirlerimize meyve ikram etmişiz. Ya da bir kutlama yaptık mesela pasta kestik diyelim; onu da kullandırtmıyorlar bize. Bir de böyle şeyler ile uğraşıyoruz.

ÖZGÜN HABER: Pandemi dolayısıyla maha-llenizde gerçekleşen ölüm vakaları hakkında bir sayı verebilir misiniz bize?

İLKAY AYDIN: Onu biz tam olarak bilmiyoruz. Bir ara İBB ölüm sayılarımızı sistemimize düşürüyordu ancak sonradan bunu kesti. Şimdi tek tük yine düşürmeye başladı.

MURAT ERDAL: Yani bize mesaj olarak “şu tarihte, şu sokağınızda şu kişi ölmüştür” şeklinde bilgi veriliyordu. Bu bilgiyi bir veriyor, bir vermiyorlar. Aslında bunu devam ettirmeleri gerekiyor. Bu sebeple, Corona dolayısıyla ölmüş olanların sayısını bilemiyoruz ama şu son dönemde Corona’dan ölenlerin sayısı çok arttı. Eskiden Corona’dan ölenler tek tük idi, şu anda normal ölümler tek tük.

İLKAY AYDIN: Ve daha çok gençler ölüyor. Trakya’dan gelip Paşabahçe Devlet Hastanesi’nde ölen Covid hastalarını da bana düşürüyor sistem. Mahallemizin ölüm sayısını Paşabahçe Devlet Hastanesi’ndeki bu özellikteki ölümler de yüksek gösteri-yor. Şu anda mahallemde günde yaklaşık 90 kişiyi filyasyonda takip ediyorum. Bu sayının içinde hastanede yatıp da, mahallemizde ikamet etmeyenler de var.

BU VİRÜS PAŞABAHÇE’Yİ DAHA MI ÇOK SEVİYOR?

ÖZGÜN HABER: Paşabahçe’de esnafın durumu nedir, muhtarım? Esnaf ile iç içesiniz. Neler söyleyeceksiniz bu konuda?

İLKAY AYDIN: Durum çok sıkıntılı. Hele ki semt pazarının 1 güne düşürülmesi esnaf için de, pazarcılar için de bayağı bir sıkıntı oldu. Başka her yere pazar açtırıyorlar ama bizdeki perşembe pazarını kaldırdılar. Değişik bir şey var burada, biz de çözemedik! Beykoz’a (Yalıköy pazarı) perşembe ve cumartesi günleri olmak üzere 2 kez pazar kurduruyor ama Paşabahçe’ye 1 gün veriyor. Bu sefer millet dalga geçmeye başladı: bu virüs Paşabahçe’yi seviyor da, Beykoz’u sevmiyor mu diye? Burada pazar kurulacak ki, esnaf da hareketlenecek, buradaki lokantalar da hareketlenecek, pastanesi, pidecisi de hareketlenecek. Pazarcılar çok dertli. Buna bağlı olarak esnaf da öyle.

ÖZGÜN HABER: Dükkânı olan esnaf hakkında neler söyleyeceksiniz? Kapanmalar oluyor mu?

İLKAY AYDIN:  Son 1 sene içerisinde kapanan yerler var tabii. Kapanmayanlar da diyorlar ki, “kiraya çalışıyoruz, hatta cepten yiyoruz.”

MUHTARI FİLYASYONA GÖNDERİYORSUN AMA AŞI YAPMIYORSUN!

ÖZGÜN HABER: İnsanlar ile iç içesiniz. Peki siz Corona’ya yakalandınız mı?

İLKAY AYDIN:  Allah’a şükür, yakalanmadım. Eşimden dolayı her iki aşımı da oldum ama tabii hep korku içindesiniz çünkü evde babam var benim 90 yaşında, eşim ise şeker hastası. 2 aylık da bir torunum var. Yani hep tedirginiz. Şimdi yeni yeni muhtarları da aşılayacaklar diye bir şey söylendi. Ama ne zaman icraata geçilir, onu bilmiyorum. Covid’e yakalanan muhtarlarımız oldu, kaybımız da oldu, biliyorsunuz.

ÖZGÜN HABER: Evet, Anadolu Kavağı muhtarımız, değil mi?

İLKAY AYDIN:  Evet. Ki, biz muhtarları da en önce aşılamaları lâzımdı. Hem bizlere filyasyon yaptırıp birebir insanlar ile temas halinde kapılarına gönderiyorsunuz hem de bize aşı yapmıyorsunuz. Bu bir ikilem.  

BÜTÜN HAYALLERİM PANDEMİ İLE YERLER BİR OLDU!

ÖZGÜN HABER: Corona dönemi muhtarı olmak nasıl bir duygu?

İLKAY AYDIN: Benim muhtarlıkta ilk dönemim. Seçilmeden önce bir sürü hayalim vardı ama ne oldu? Pandemi ile hepsi yerle bir oldu.

ÖZGÜN HABER: Meselâ ne gibi hayalleriniz vardı?

İLKAY AYDIN: Kermesler düşünüyorduk. Kanlıca’da olduğu gibi Paşabahçe sahilinde de kadınlar el emeklerini tezgahlarda sergileyip satabilsinler istiyorduk. Bu şekilde bu ürünleri paraya çevirip evlerine katkı sağlasınlar istiyorduk. Maalesef buna benzer projelerimiz hep kaldı.

PANDEMİYLE BİRLİKTE PAŞABAHÇE’DE AİLE İÇİ ŞİDDET ARTTI

ÖZGÜN HABER: Pandemi ile birlikte iş yükünüzde başka hangi alanlarda artış oldu?

İLKAY AYDIN: Pandemi ile birlikte insanların evlerinin içindeki sorunları da birebir yaşıyorsunuz. İnsanlar evlere kapandılar. Evinde şiddet gören kadınlar geliyor yanıma. Ya çocuğa ya kadına şiddet arttı. Aile içi şiddet, bana göre Paşabahçe’de arttı. Kadın muhtar olduğunuz için, insanlar bunu daha rahatlık ile dillendirebiliyorlar. Konuşuyorum onlarla: “yapmayın, etmeyin” diyorum. Başka ne yapabilirim ki? Sonuçta hepsinin sebebi maddi sıkıntılar. İşsizler, yoksullar, kiralarını ödeyemiyorlar.

ÖZGÜN HABER: Sizden iş isteyen sayısında artış oldu mu peki?

İLKAY AYDIN: Çok. Onları Beykoz Belediyesi’nin ilgili birimine, İBB’nin istihdam ofisine yönlendiriyoruz.

“KADINDAN MUHTAR OLMAZ”

İLKAY AYDIN: Biz seve seve, gece gündüz çalışıyoruz. Karantinada olan bir hastamın ilacını gidip Kanlıca’daki ya da merkezdeki nöbetçi eczaneden alıyorum. Sokağa çıkamayan bir aileye yumurta da götürüyorum sahurda yesin diye. Bunları seve seve yapıyorum ki, Murat muhtarım da aynı şekilde.

ÖZGÜN HABER: İlginç bir anınız var mı muhtarım bu Corona döneminde yaşadığınız?

İLKAY AYDIN: Corona döneminde değil ama hiç unutmayacağım bir anım var. İlk seçildiğim zaman yaşlı bir amca gelmişti. Ofise girdi. “Muhtar nerede?” diye sordu. “Buyurun benim!” dedim. “Hayır, ben muhtarı sordum” dedi. “Muhtarlığı ben kazandım” deyince baktı, baktı: “kadından muhtar mı olur?” dedi. “Kadın evinde oturacak, çocuğuna bakacak. Kadın araba bile kullanamaz: aynada kendine bakarken tos diye önündeki arabaya çarpar. Sen git evine, çocuğuna bak!” dedi. Buna çok şaşırmıştık.

BİR COVID HASTASI KISIR İSTEDİ, YAPTIM, GÖTÜRDÜM

ÖZGÜN HABER: Oysaki bir kadın muhtara sahip olmanın mahalleliye avantajı çok fazla bence.

İLKAY AYDIN: Benim çorba yapıp götürdüğüm Corona hastaları oldu. Kadın olarak duygusal bir yönümüz var. Bir teyzemiz kısır istedi, kısır yaptım ve götürdüm.

EN BÜYÜK SORUNUMUZ SEKRETERİMİZİN OLMAMASI

ÖZGÜN HABER: Eklemek istediğiniz bir husus var mı acaba? Dile getirmek istediğiniz bir talebiniz?

İLKAY AYDIN: Bizim en büyük sorunumuz, sekreter sorunu. Sekreter, özellikle bu pandemi döneminde işimize çok yarayacaktı. Ayrıca ülkemiz genelinde istihdamın artmasını diliyorum. Artsın ki, ekonomi kaynaklı sorunlar azalsın.

ÇİĞDEM MAHALLE MUHTARI MURAT ERDAL: BİR AİLE REİSİ KARŞIMDA AĞLADI

11 bin 500 nüfuslu Çiğdem Mahallesi’nin muhtarı Murat Erdal, 3 dönemden bu yana icra ediyor muhtarlık görevini. Doğma büyüme Beykozlu. 1958 doğumlu. İlkokuldan itibaren liseyi bitirene kadar hep Beykoz’da okumuş. Paşabahçe Şişe Cam’da çalışmış, oradan da emekliye ayrılmış. Röportajımız sırasında, icra ettiği muhtarlık görevi dolayısıyla herhangi bir şekilde maddi çıkar sağlamak, farklı bir konuma geçmek gibi bir beklentiye zerre kadar sahip olmadığını ifade eden Murat Erdal, “amacımız vatandaşımızın rahat etmesi. Tek amacımız bu” dedi.

ÖZGÜN HABER: Muhtarım, görev alanınız olan Çiğdem Mahallesi’nde Corona sürecinde neler yaşıyorsunuz?

 MURAT ERDAL: Biz Corona ile tanıştık tanışalı çok zorluk çektik. Başlangıçta 1,2 derken, azalan bir ivmeden sonra şu son dönemde eskiye göre daha fazlalaşan bir durum ile karşı karşıyayız. Ölümler inanılmaz yoğunlaştı. Pandeminin ilk döneminde sadece yaşlılara sirayet eden bir durum vardı ama şimdi gençleri de ölüm korkusu sarmaya başladı. Daha zor bir döneme girmiş durumdayız. Pozitif olsun ya da olmasın, mahallemde 150 kişiye yakın karantinalı vatandaşımız var şu anda.

ÖZGÜN HABER: Pandemi sizi muhtarlık olarak nasıl etkiledi?

MURAT ERDAL: Karantinada olan evlerde insanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ya da mahallelimizin İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne, eczaneye, aile hekimlerine ulaşamadığı noktada biz devreye giriyoruz. Yalnız yaşayan hastalarımızın ilacını yazdırıyoruz. Bizim yöneticilere kolay ulaşma şansımız olduğu için en azından filyasyon ekibinin başkanına ulaşıp onun üzerinden ilgili vatandaşlarımıza yardımı kolaylaştırıyoruz.

ÖZGÜN HABER: Sizde esnafın durumu nedir muhtarım?

MURAT ERDAL: Bizde çok fazla esnaf yok. Merkezi mahalleler gibi değiliz bu konuda; onlar daha fazla sıkıntıdalar. Bizde bakkal esnafı daha çok. Soğuksu tarafında gıda ve lokanta anlamında esnafımız var. Bu kapanma süreciyle birlikte onlar da bayağı zorluk yaşıyorlar. Para kazanamıyorlar ama bu işletmelerin kira, elektrik ödemeleri devam ediyor ve onları zora sokuyor.

BİR AİLE REİSİ KARŞIMDA AĞLADI

ÖZGÜN HABER: Sizin mahallenizde de aile içi şiddet vakaları arttı mı İlkay Hanım’ın bahsettiği gibi?

MURAT ERDAL: Bu şekilde İlkay Hanım’a 20 kişi geliyor ise, bana belki 1 kişi geliyordur. Kadınların kadın muhtara açılmaları daha farklı tabii. Çok sıkıntılı bir hal almadığı sürece, bana anlatmıyorlar. Ama benim bir âzâm var: Hanife Hanım. Kadınlar, sorunlarını ona anlatıyorlar. Sıkıntılar var mı, var. Tamamen ekonomik kaynaklı sıkıntılar bunlar. Aile reisi işini kaybediyor ve evine para getiremiyorsa, orada sıkıntılar başlıyor. Hele ki son dönemde bu inanılmaz çoğaldı. Bana gelen bir aile reisi karşımda ağladı. Ben de çok duygulandım. İşini kaybetmiş. Neyse ki, Beykoz’un güzel bir tarafı var. Mahalle kültürünün getirdiği güzellikler var: ev sahibi kiracısına anlayışlı davranıyor, hatta yardım etmemiz için bizden talepte bulunuyor onun adına.

ÖZGÜN HABER: Bu Corona’da sizi en fazla ne zorladı? Sekreter konusuna az önce değindiniz. Başka?

MURAT ERDAL: Evet, sekreter konusu önemli. Benim âzâm olan Hanife Hanım, bu görevi üstlendi. Yeterli olmasa da, kendi maaşımdan ödeme yapıyorum kendisine bu hizmet için.

İlkay AYDIN: Örneğin, iş görüşmesine gönderiyoruz bir vatandaşımızı. “Gittin mi?” diye sorduğumuzda, “yol param yoktu, gidemedim” cevabını alınca, biz veriyoruz. Ya da vatandaş pazara geliyor, “param yetmedi” deyince, biz veriyoruz.

MURAT ERDAL: Biz Paşabahçe ve Çiğdem mahallesi muhtarlıkları olarak evraktan para almıyoruz vatandaşımızdan. İşe girecek, evrak lâzım; istiyor. Bu kişinin cebinde zaten parası yoktur. “Önce işine bir gir, sonra verirsin” deyince, o kişi o kadar mutlu olarak gidiyor ki buradan. Biz de onun mutluluğuyla mutlu oluyoruz. Bu güzel bir duygu.

İLKAY AYDIN: Şimdi karşınıza pırıl pırıl bir genç geliyor. Muhabbet ediyorsunuz. Bir market zincirinde işe girecek ama 4 yıllık üniversite bitirmiş. O çocuktan para alır mısınız? Oraya girmek için mi okumuş o? Ama iş yok, ne yapsın?

ÖZGÜN HABER: Murat Bey, sizin ilginç bir anınız var mı pandemi döneminde yaşadığınız?

MURAT ERDAL: Az önce sizinle paylaştığım o olay. Yani işsiz kalmış genç bir babanın karşımda ağlaması. Bu beni çok üzdü. Hâlâ da elim onun üzerindedir… Üzücü olaylar yaşıyoruz. Sevdiğimiz insanlar Corona’dan ölüyor. Ben yakalanmadım bu hastalığa. Yaş itibariyle aşı hakkım var. İkinci aşıyı da oldum. Hasta olmamaya çalışıyoruz ama bu görünmez bir düşman. Nerden, nasıl geleceğini bilme şansımız yok. Evde yaşı 90’ın üzerinde olan kayınvalidem var. Eve hastalık bulaştırmamak için gayret sarf ediyorum.

PANDEMİ DAYANIŞMAYI İNANILMAZ ARTTIRDI

ÖZGÜN HABER: Bu süreçte erzak yardımı ve maddi yardımlar arttı tabii, değil mi?

MURAT ERDAL: Pandemi döneminde dayanışma inanılmaz arttı. Kızılay, İBB ve vatandaşlarımızın erzak yardımları oluyor muhtarlıklara. Gözlemlediğim kadarıyla, bu süreçte mağdur olan insanlar daha çok kiracı olanlar. Bizim mahallemizde yerleşkeler daha çok ev sahipleri. Biz daha çok kiracıları ön plana çıkartıp ona göre destek veriyoruz.  

Vatandaşlarımızdan bize maddi yardım yapanlar da var. Vatandaşlarımız inanılmaz derecede destek verdiler bu dönemde. Ben mahallemde 40 kişiye 500’er TL’likardım yaptım bu şekilde. Gıda yardımında bulunan ya da market çeki bağışında bulunan vatandaşlarımız da oluyor. Aslında en uygunu çek yardımı. Vatandaşa istediğini alma olanağı sunuyor çünkü. Ancak tabii, bu destekler yeterli değil. Devletin bu insanlara sahip çıkması lâzım: kaymakamlığın, belediyenin ya da daha üst makamın. Onlar yeterli yardımı yapmış olsalar, o vatandaş gelip benim yanımda ağlamaz.

 BAKKALLARA ÇAĞRIMDIR!

MURAT ERDAL: Ben bu konu üzerinde çok kafa yoruyorum. Aslında marketler dışında, kendi mahallemizin içindeki bakkallar bu konuda bir çalışma yapsalar çok güzel olur. Bu şekilde biz bakkallarımızı da el üstünde tutarız. Yani onlar da kâr marjını düşürerek, kendilerinin de dönmelerini sağlayacak şekilde ihtiyacı olan vatandaşlarımıza alışveriş çeki ile mal alma olanağı sunsalar, daha iyi olur. Bu şekilde, kendi muhitimizin bakkalını da ayakta tutmuş oluruz bir yandan.

FİLYASYON NEDENİYLE DİĞER MUHTARLIK İŞLERİNİ UNUTTUK!

ÖZGÜN HABER: 3 dönemdir muhtarsınız. Bu döneminiz pandemiye denk geldi. Bu dönem ile önceki dönem muhtarlıklarınız arasında nasıl bir fark var?

MURAT ERDAL: Muhtarlığımın sorumlu olduğu arazi geniş bir alan ama benim arabam var. Pandemi hasta sayısı da çok olduğu için her sokağa giriyorum ben. 70 küsur sokağım var ve her sokakta arabamın tekerlek izleri vardır. Filyasyonda insanların evde olup olmadıklarının teyidini alıyoruz. Sıkıntıları, ihtiyaçları olup olmadığını öğreniyoruz. Bunu da gerekli yerlere iletiyoruz. Bu yorucu bir süreç. Hafta içi her gün sabah 10’dan akşam 19’a kadar sürüyor. Filyasyon nedeniyle diğer muhtarlık işlerini tamamen unuttuk gibi bir şey. Ne Belediye’ye, ne Kaymakamlık’a, ne İSKİ’ye uğrayabiliyoruz, ne de başka bir işe bakabiliyoruz. Belediyeler, kaymakamlıklar da zaten kendi dertlerinde. Eleman sıkıntısından işlem yapamıyorlar. O anlamda mahallemizin bazı sıkıntıları hep öteleniyor. Bu arada vatandaş ile de karşı karşıya kalıyoruz. “Bu iş neden yapılmadı muhtar? Eskiden yapılıyordu?” diyorlar. Nihayetinde bu işler de oluyor ama 3 gün sonra oluyor. Tabii bu gecikme vatandaşı geriyor.

BELEDİYELER BU BAKIMDAN ÇOK RAHAT

MURAT ERDAL: Korona ile birlikte çalışma yöntemimiz değişti. Ne diğer muhtar arkadaşlarımız ile bir araya gelip sohbet edebiliyoruz, ne de dertlerimizi yukarıya toplu olarak anlatabiliyoruz.

O anlamda belediyeler de çok rahat! Belediye Başkanı da rahat, başkan yardımcıları da rahat çünkü biz muhtarlar olarak bir araya gelip onlara taleplerimizi bildiremiyoruz.

ÖZGÜN HABER: Son olarak eklemek istediğiniz bir husus var mı?

MURAT ERDAL: Bizi üzen, en sevdiklerimizin ölüm haberlerini almak. Bazen cenazeye bile katılamadığımız durumlar oluyor. Helâllik bile veremiyorsun. Sadece üzüntün ile kalıyorsun.

ÖZGÜN HABER: Bu değerli sohbet için çok teşekkür ediyorum size sevgili muhtarlarım! Özgün Haber ailesi olarak size işlerinizde kolaylıklar ama tabii en önce sağlık diliyoruz! 

Röportaj: Arzu BAŞLANTI

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | AnatoliaWeb