reklam
Ana Sayfa Güncel, Siyaset, Yerel Haber 6 Haziran 2021 443 Görüntüleme

Mustafa BABUZ: “Anadoluhisarı birilerinin rant alanı olmamalıdır!”

Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği “5 Haziran Dünya Çevre Günü” dolayısıyla bölgeyle ilgili bazı açıklamalarda bulunuldu.

Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mustafa Babuz başkanlığında gerçekleşen basın açıklamasına Mahalle Muhtarlarından Anadoluhisarı Muhtarı Güzün Merve, Göksu Muhtarı Gül Bağdatlı ve Göztepe Muhtarı Arzu Kuşdilli katılırken, Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği üyeleri de hazır bulundular.

Mustafa BABUZ (Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı)

Dernek Başkanı Mustafa Babuz -Toplarönü meydanda yer alan Kale bitişiğindeki Tarihi PTT binasının önünde gerçekleştirdi. Babuz’un yapmış olduğu açıklama metninde yer alan konu başlıkları özetle; Toplarönü meydanda yer alan Kale bitişiğindeki Tarihi PTT binasının izinsiz yapılaşma ile amacına uygun olmadığı, Toplarönü mevkiinden bulunan Pembe Yalı isimli işletmenin Kamusal alanı işgal etmesi, Göksu Deresine akıtılan çamur ve balçıklar yüzünden Göksu Deresinin tamamen çamur ve balçıkla kaplanmış olup doğal güzelliğinin tahrip olduğu, Toplarönü Halk Plajının yıllar önce olduğu gibi yeniden kontrollü bir şekilde halk yaşamına tekrar kazandırılması, Anadoluhisarı Kalesi ve Namazgâh’ın Restorasyonun usulüne uygun olarak yapılması ve tarihi dokuya zarar vermeden işin gerçekleştirmesi gerektiği yönünde oldu. Yine Anadoluhisarı’nı ilgilendiren konular arasında Anadoluhisarı Mezarlıklarının son durumunun içler açısı halinde olduğu, Hisar’daki tarihi Osmanlı çeşmelerinin (7 adet ) kaderine terk edilmiş olduğu, Bölgedeki tarihi anıt ağaçların korunması gerektiği, Baruthane Cayırı ve parkının son durumu hakkında bilgiler aktarılırken yerin çocuklar ve gençler için eğitim ve sanatsal alanda faaliyete geçmesi yönünde çalışmalar yapılması ve son olarak Küçüksu çayırının yaşama kazandırılması konusu oldu.

Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma Derneği’nin kamuoyuna duyurmak üzere okuduğu basın açıklamasının orijinal metnini aynen paylaşıyoruz.

SEMTİMİZİN ÇEVRE, USULSÜZ İŞGAL, BOĞAZ ÖNGÖRÜNÜM İHLALLERİ VE

RANTSAL SORUNLARIN KAMUOYU ILE PAYLAŞILIP İLGİLİLERE BİLDİRİLMESİ

1-Toplarönü meydanda yer alan Kale bitişiğindeki Tarihi PTT binasının izinsiz yapılaşma ile amacına uygun olmadan gizlice tadilat yapılmak istenmektedir. Bizler bölge halkı STK ve muhtarlık olarak böyle tarihi güzide bir semtte müze veya Kültür Sanat evi yapılmasının daha uygun olacağı kanaatindeyiz. 2018 yılında Beykoz Belediyesi’ne bu konuda dilekçe ile başvurumuz olmuştur. Daha sonra Ulaştırma bakanlığı mülkiyetinde olması sebebi ile Beykoz Belediyesi yetkililerine dosya ile taleplerimizi ilettik, fakat henüz bir sonuç alınamadı. Bu süreç içinde son günlerde Ulaştırma Bakanlığı PTT genel Müdürlüğü tarafından özel kuruma ihale kiralama yoluyla kiralandığını ve kafe, Restaurant yapılacağını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Bu durumu derneğimiz ilçemizin en yüksek mülki amirliği konumunda olan Kaymakamlığımıza bildirmek durumunda kalmıştır. Fakat Boğaziçi İmar Müdürlüğünün sadece boya badana amaçlı izin verdiğini Beykoz Kaymakamı’nın bizzat sorgulaması ile öğrendik. Muhtarımız ve bölge insanlarımızın ilgili yeri kontrol esnasında amacının dışında yapılanmaya gittiğini gördük. Bu usulsüz yapılanmanın bir an evvel durdurularak ihalenin kurumlar arası iptalinin sağlanarak hak ettiği gibi kamusal hizmete sunulması elzemdir. Bölgemizde yeterinden fazla kafe, restaurant gibi işletmeler mevcut olup bölgemizin bu tür işletmelere daha fazla tahammülü yoktur. Semt halkı bölgedeki yoğunluktan ve otopark ve vale sorunundan huzursuz olmaktadır, çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalmaktadırlar. (eski yerleşim yeri olması sebebiyle otopark ve işgal sorunu hat safhadadır). Bu durumun ciddiyetle değerlendirilmesi talebimizdir. Aksi takdirde tarihi ve öngörünüm olan bir yerin amacı dışında kullanılması durumunda sorumsuz davranan kişi kuruluşlar hakkında yasal haklarımızı arayacağımız bildiririz.

2-Toplarönü mevkiinden bulunan Pembe Yalı ismi ile bilinen yalı konumundaki ticari işletmenin Kamusal alanı işgal etmesi, Toplarönü Meydanındaki Kamusal alanı 3 m genişleterek kendi özel kullanım alanına dahil etmesi ve bu işletmenin iskelesinin gereğinden fazla büyüterek Boğaz ön görünümünü ihlal etmiştir. Bu ihlal bitişik yalılara da emsal görüntü vererek onlarında aynı şekilde iskelelerini uzatmasına örnek teşkil etmektedir. Aynı zamanda turistik ve gezi amaçlı gelen vatandaşlarımızın Boğaz görünümünü engellemektedir. Daha önceleri halkımızın yapılaşma esnasında yaptıkları şikâyetler yeterli derecede ciddiye alınmamıştır. Boğaziçi imar Müdürlüğü’nün bu konuda kusuru vardır. Endişe verici en önemli durum buradaki yapılaşmanın özellikle pandemi dönemi ve tatil dönemlerinde yapılarak gizli gizli sonuçlandırılmış olmasıdır. Gerektiğinde elimizde yapılaşma ile ilgili video ve fotoğraf kaydı bulunmaktadır. Bu olumsuzluğun bir an önce düzeltilmesi yoksa bu gayrı yasal duruma izin veren kurumların Boğaziçi Öngörümün yasasını( 2960 sayılı yasa) ihlal ettiğinden gerekli yasal yollara ve üst kurumlara bu durumu bildireceğimizi beyan ederiz.

3-Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Asya’nın altın suları olarak tabir ettiği Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Mesire alanı ve sandal sefaları ile nam salmış güzel Göksu Deremiz son yıllarda içinde kaldığı yaşam savaşı neticesinde İSKİ’nin Elmalı Barajı temizleme çalışmaları sırasında Göksu Deresine akıtılan çamur ve balçıklar yüzünden Dere tamamen çamur ve balçıkla kaplanmış olup doğal güzelliği yok olmuştur. Bu durum derede yaşayan canlıları yok etmiştir. Daha önce İSKİ’ye yapılan temizleme talepleri doğrultusunda kısmen temizlense bile yeterli seviyeye ulaşılamamıştır. Bölge Muhtarlarımız (Anadoluhisarı, Göksu, Göztepe, Küçüksu, Yenimahalle) ile İSKİ’ye yapmış olduğumuz bireysel ve toplu talepler yeterince sonuç alamamıştır. Son günlerde Elmalı Barajı’nda yapmış olduğumuz tespit sonucu Barajdan herhangi bir zararlı madde Dereye gelmemektedir. Daha evvel Dereyi işgal eden çamur ve balçıkların temizlenmesi Dereye ve derede yaşayan tüm canlılarımıza yeniden hayat kazandıracaktır. Bu durum Beykoz’umuzu İstanbul’umuzu ve bölgeye gelen gelmek isteyen tüm insanları mutlu edecektir ve tam anlamı ile Bir Turizm patlamasına sebep verecektir. Bu hassas konunun son yıllarda yok olmaya başlayan tabiatımızın Doğal güzelliklerimizin yaşam ihtiyacı olan oksijenimizin yeniden kazanılması konusunda önemli bir adım olacaktır. Hepimizin ortak değeri olan doğal yaşamımızı korumak yaşatmak tüm insanlığın görevidir. Göksu Deremizin çamur ve balçıkların temizlemesi ile birlikte Derede faaliyet gösteren çekek yerleri gibi kimyevi atıkları (tekne bakım onarım yerleri) ile doğaya zarar veren maddeleri kullananları da kontrol altına almamız gerektiği inancındayız. Turizm ve balıkçılık amaçlı faaliyet gösterenleri Dere üzerinde düzenli ve planlı kontrollü bir şekilde organize edilmesi gerekmektedir, özel rantsal faaliyetlere izin verilmemelidir. Bu konuyu hassasiyetle Kamu vicdanına bırakıyoruz.

Değerli vatandaşlarımız, bizler halkın sesi olarak özellikle işletmelerin düşmanı değiliz. Takdir edersiniz ki semtimiz tarihi bir yerleşim yeridir. Sokaklar dar ve araç park etmeye müsait değildir. Fakat işletmelerin valeleri ve bölgeye gelen ziyaretçiler sokaklarda her yere serbestçe araçlarını park etmektedir. Tanımadığımız kişiler olması onlara Acil bir durumda ulaşmayı engellemektedir. Yangın veya Acil bir hasta olduğunda Ambulansın, itfaiyenin sokaklara girmesi imkânsızdır. Çok yakın bir yerde İSPARK ve M. Ünv. Otoparkı olmasına rağmen valeler sokakları istediği gibi işgal etmektedir. Semt halkımızı da rahatsız ederek ciddi olumsuz sorunlara sebep vermişlerdir.

4- Toplarönü Halk Plajı 1955 yılından itibaren 1985 yılına kadar Halk plajı olarak kullanılan eski özel mülkiyet sahipleri bu alanın kamusal hizmette kullanılması için Belediye’ye devrettiğini öğrendik fakat daha sonra Erdal İNÖNÜ tarafından konutunun yan kısmı olması sebebi ile kiralama yoluyla ve güvenlik sebebi ile İnönü ailesinin kullanımında idi. Son 10 yıl içerisinde İnönü ailesi vakfı tarafından Mülkiyeti satıldığından alan kimselerin kullanımında kaldığı gözükmektedir, halkımız tarafından imza toplanarak halk yaşamına kazanılması istenmektedir. Boğaz gibi Denize cepheli yaşam alanı olan fakat hiç kimsenin bu alandan faydalanamaması üzücüdür. Amacımız bu alanın kontrollü bir şekilde halk yaşamına tekrar kazandırılmasıdır.

5-Anadoluhisarı Kalesi ve Namazgâh’ın Restorasyona girmiş olması ve Restorasyonun usulüne uygun yapılıp yapılmadığının takibi, Restorasyonun ihalesini alan firmanın gerekli bilgi ve donanıma sahip olmasının tarihi dokuya zarar vermeden işi gerçekleştirmesi gereklidir.

6- Anadoluhisarı Mezarlıklarının iç acısı durumu,

7-Hisar’daki tarihi Osmanlı çeşmelerinin (7 adet ) kaderine terk edilmiş olması,

8-Bölgemizdeki tarihi anıt ağaçların korunması,

9-Baruthane Cayırı ve parkının durumu hakkında,

10-Küçüksu çayırının yaşama kazandırılması ile ilgili teşekkür.

Bölgemizin coğrafi konumu gereği işletme ruhsatı verilmesi konusunda daha dikkatli ve lanli değerlendirilmesi ve Muhtarlık ve Derneğimizden görüş alınmasının olumlu sonuçlar getireceğini bildiririz.

Çeşmeler 2004 yılında o zaman ki Kültür Müdürlüğü tarafından Derneğimizden gerekli tarihi bilgiler alınarak yeniden ihya edileceği bildirilmiş fakat sadece kitap olarak basılmıştır. Bu güzel Osmanlı Eserleri halen kırık dökük bakımsız olarak durmaktadır. Son zamanlarda 7 çeşmeden 1 tanesi tadilat yapılmıştır.

Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma Derneği

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | AnatoliaWeb