reklam reklam
Ana Sayfa Yazarlar 15.06.2021 724 Görüntüleme

KARARGÂH AYASOFYA

 1934 yılında; müzeye çevrilen Ayasofya; Lozan Antlaşmasında İstanbul silahsız bölge ilan edilir ve bir tek Türk askeri bulunmayacaktır. Hitler ve Mussolini’nin; Rusya’ya saldırması durumunda, İstanbul ve tarihi eserler zarar görür düşüncesiyle; Ayasofya müzeye çevrilir.

Tarih boyu yapılan savaşlar; ganimet, yağma ve sömürge amaçlıdır. Atatürk; 2.Dünya Savaşının bu topraklarda daha da çetin olacağını bildiği için; ikinci hamle olarak da MÖNTRÖ ANTLAŞMASINI imzalatır. Artık, İstanbul ve boğazlar, Türk askerlerinin denetimi de Türk devletinin tasarrufundadır ve ayrıca o savaşın, korkunç olacağını ve İstanbul’a büyük zararlar vereceğini düşünen; Atatürk’ün silah arkadaşı 2.Cumhurbaşkanı İnönü’de; Mersin’de Churchill, Stalin ve ABD Başkanı ile görüşmeye giderken; Niğde’ye uğrar, emir verir; İstanbul Topkapı’daki tarihi eserleri ve kutsal emanetlerin İstanbul’dan alınarak Niğde’ye taşınmasını ister. Kurşun levhalarda sandıklanarak; 48 tren vagonu eserler İstanbul’dan alınarak Niğde’de camilerde korumaya alınır. Ne var ki; siyaset adına bu çaba CHP’nin aleyhinde malzeme yapılarak “CHP camilerimizi ahıra çevirdi” diye halkı sıkılmadan kandırırlar: o günün tarihini yazanlar; “İnönü, halkının burnu kanamadan, savaşa girmeden zafer kazanan tek komutandır” diye yazarlar.

Atatürk ve İnönü’yü sevmeyenler olsa da onlar, ne yaptılarsa, ülkelerinin geleceğini düşünerek yaptılar. Partileri oldu ama yandaş ve ihanetleri hiç olmadı halkına ve ülkelerine.

***

Ayasofya’nın tekrar camiye çevrilmesi; pandemiye rağmen, göz kamaştırıcı bir kalabalıktı ve açılışta; Diyanet Başkanı mimbere elinde kılıçla çıktı. Peygamberden alıntılar yaparak, müzeye çeviren kişilere de intizar yapmadan da edemedi… Arkadan gelen baş imam Prof. M.Boynukalın, düşüncelerinin içinde; Laiklik ve Cumhuriyet karşıtlığını, 1921 Anayasasına dönülmesini kastederek, mesajı şeriattı… Çünkü 1921 Anayasasında; Cumhuriyet ve Laiklikten söz edilmiyordu. İlk meclisin tüm çalışmaları ülkeyi düşman işgalinden kurtarıp, bağımsız yeni bir devlet kurmaktı. Cumhuriyet kelimesi bu anayasadan 3 sene sonra telaffuz edildi. Yeni mecliste, hilafet ve saltanat yanlısı mebuslarda vardı. Birinci TBMM’nin: 414 kadrosu içinde; halkın her kesiminden bireyler vardı. Bunların; 8’i tarikat şeyhi, 10’u aşiret reisi, 61’i din adamı, 6’sı gazeteci, 24’ü avukat, 51’i asker, 2’si mühendis, 15’i hekim, 46’sı çiftçi, 36’sı tacir, 119’u memur ve 3 kişi de emekli. O nazik ortamda Cumhuriyet ve laiklikten nasıl söz edilebilirdi ki?… Hatta Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak paşalar da, tam bağımsızlığa sıcak bakmıyorlardı. Atatürk bu iç kaynamayı çok iyi bildiği için de, Mudanya Mütarekesinde ve Lozan’da İnönü’yü ileri çıkarır.

***

Bir söz vardır kültürümüzde hani? “Bir dağın başında, yılana da rastlanır; kuşa da. Birisi; o dağın tepesine sürünerek çıkmış, diğeri ise uçarak” demek istediğim; Atatürk o dağın tepesine; alnının akı, emeği ve binbir zorlukları yenerek çıkandır! Çankaya’ya uçarak çıkanlar gibi değil! Atatürk bu ulusun; Yemen Türküsüdür, İzmir Marşıdır, Gençlik Marşı ve ATA BARI’dır

***

Geçen haftalarda, Ayasofya camisinde düzenlenen bir törende, emekli imam Mustafa Demirkan “Öyle bir zaman geldi ki; bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir?” İsim vermese de bu söz ile Atatürk’ü işaret ediyordu. O Atatürk ki; bu devletin kurtarıcısı, kurucusu olan, tarihte dünyanın takdir ettiği kişidir. Aşağıda resmi olan banknotu Yunanlılar bastırır, savaşı kaybettikleri için tedavüle veremezler. Bu yüzdendir ki Atatürk,  Fatih’ten sonra İstanbul’u kurtaran ikinci kişidir. Atatürk bu ülkenin Yemen Türküsüdür. İzmir Marşı…

  Yukarıdaki resme baktıktan sonra; gözünüzün önüne bir Atatürk’ü getirin, bir de O’na lanet okuyanları! Hey Tanrım!..

***

Atatürk’e lanet okuyan bu ses, Said Mollaların, “Keşke Yunanlılar galip gelseydi”  diyen Kadir Mısırlılıların, Saidi Nursilerin, Fetullah Gülen gibi, Cumhuriyete karşı olan yobazların sesidir.

Din adamları, kin nefret kusmaz. İyi ahlak sahibi, barışçı, birleştirici, ülkesini seven kişiler olmalı. Beklentimiz de bu. Bizim ilham kaynağımız Maraşlı Sütçü İmam, karısının ve kendisinin kefen parasını, Erzurum Kongresinde Kuvayı Milliyeye veren Müftü Rıfat Börekçi gibi aziz insanlardır.

Nice sözünü bilmez, alim saydığımız insanlar var ki?.. Allah yardımcıları olsun diyorum sadece…

***

HZ.MUSA VE…

Bir gün Hz.Musa evine giderken azgın bir köpek kendisine havlayarak saldırır. Bildiğiniz gibi Hz.Musa’nın hayvanlarla konuşma yeteneği vardır.

-Hz.Musa; “Ey köpek der, sen beni tanımaz mısın da bana saldırırsın?”

-Köpek; “Ben sizi tanıdım, sizi ısıracakta değilim, ancak size havlamazsam sahibim bana ekmek vermez” der…

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

E HOCA, BU ÜZÜM NE?

E HOCA, BU ÜZÜM NE?

Tema Tasarım | AnatoliaWeb