reklam
Ana Sayfa Yazarlar 23.08.2021 527 Görüntüleme

YÜRÜYEN KÖŞK

 Bu ülkenin; taşında, toprağında, devrimlerinde; aklınıza ne geliyorsa, neye dokunsanız, Atatürk’e dokunuruz. Onunla bütünleşiriz, onunla çağdaş dünyadaki insanların seviyesinde olduğumuzu ve de şark ve Arap kültüründen kurtulduğumuzu görüyoruz.

***

Atatürk, 21 Ağustos 1929 tarihinde, denizyolu ile Bursa’ya giderken, Yalova açıklarında; sahilde ulu bir çınar ağacı görür. Tekneyle kıyıya çıkar ve gölgesinde oturur. Ayrıca, çınar ağacının yanında bir ev yapılmasını ister. Ahşap ev 22 günde tamamlanır. Bir yıl sonra Atatürk, o yeni yapılan eve gelir. Ne var ki; bahçıvanın binaya zarar vermesin diye, çınar ağacının dallarını kestiğini görür. Atatürk ‘’Dal kesilmeyecek, köşk kaydırılacak!’’ der. 8 Ağustos 1930’da İstanbul Fen İşleri Yollar ve Köprüler Şubesi devreye girer. Mimarlar ve mühendislerden oluşan bir ekip çalışmaya koyulur. Binanın altına raylar yerleştirilir, iki gün sonra bina 5 metre kaydırılır; çınar ağacının dalı kurtarılır. Bu olaydan sonra köşkün adı ‘’Yürüyen Köşk’’ olur. Yazımın ve konumun öznesi; DAL KESİLMEDEN KURTULUR. YÜRÜYEN KÖŞKTÜR.

Yürütülen köşkün eylemiyle yazıma adını verdim ve de mutlu oldum. Atatürk’le göz göze geldim, ona dokundum. Atatürk bu ülkenin; dağı, ovası, akarsuyu, ormanı, ormandaki kuşların, canlıların sahibi, koruyucusu, VATAN TOPRAĞI.

Bir ağacın dalını kestirmeden, köşkü yürütmek istemekle; gelecek kuşaklara, doğayı korumaları ve önem vermeleri gerektiği mesajını vermektedir. Bu sadece bir köşk öyküsü müdür? Ankara’nın bozkırında, bataklığında çiftlik oluşturup Türk ulusuna bağışlaması da.

***

Atatürk: 650 yıl, Osmanlı’nın egemenliğinde; Emevi biat kültürü ve medrese eğitimi ile ilerleme kaydetmeyen ulusun bireylerine de, cumhuriyetin faziletlerini göstermek istedi ki; ‘’Dal kesilmeyecek, köşk kaydırılacak!’’ sözleri ile ulusuna mesajını verdi. Ya köşkün kaydırılması? Onu da, olması hayal bile edilemeyecek zor bir işi, Türk insanının yapacak cesaret ve azminin var olduğunu göstermek için yapmıştır. Bir veciz sözünde “Kendine güven, çalış; mutlaka başaracaksın, çünkü Türk’sün.’’ Diyen kişi, bir köşkü, iki günde 5 metre kaydıran ulusun liderliğini de hak etmez mi?

***

Atatürk döneminde bir ağacın dalına dokunulmazken, günümüzde %2 karşılığında kaz dağlarında ve ülkenin muhtelif yerlerinde altın madenleri, taş ocakları, HES’ler ve turistik tesisler için doğadaki ormanlar, bitki örtüsü ve hayvanlar yok edildi.

***

16 Şubat 1925 yılında; Atatürk’ün emri ile dünyada ilk defa “Türk Tayyare Cemiyeti’’ kuruldu. Kuruluş yıllarında 21 kalem gelire sahip edildi. Önemli olanlarından bir kaçı; fitre, zekât, kurban derisi gelirleri. Türk Tayyare Cemiyeti daha sonra Türk Hava Kurumu olarak kimlikleşti. Bu yardım kaynaklarının yanında; Uçak yardım bağış kampanyaları başlatıldı.

Türk Hava Kurumu 1929’da 130, 1935 yılında 350 uçak sahibi oldu. THK kendi uçağını kendi üreterek.

1)Atatürk’ün isteğiyle; Kayseri Uçak Fabrikası 1936 yılında açıldı; 1926-1942 yılları arasında 7 farklı modelde 212 uçak üretti.

2)1932’de Eskişehir Uçak Tamir Atölyesi açıldı.

3)THK Ankara Etimesgut Fabrikası 1941-1952 arasında 126 tarım uçakları üretti.

4)THK Ankara Gazi Uçak Motoru Fabrikası 1945 yılında traktör fabrikasına dönüştürüldü.

1954 yılında tüm fabrikalar kapatıldı.

***

Geçmişe döndüğümüzde Menderes’le başlayan ihanetler hızını kesmedi. Cumhuriyetin ne kadar kurum ve kuruluşları varsa yok edildi. Demirel’in “Devlet celepçilik yapamaz.’’ sözü, Türkiye’de hayvancılığı bitirdi. Et Balık Kurumu satıldı. Güya devleti yücelterek, şark kurnazlığı yapmıştır. Artık Cumhuriyet “İlk sarı öküzü’’ vermişti.

28 Temmuz’da başlayan yangında ormanlar cayır cayır yanarken, 1935 yılında 350 uçak üreten Atatürk Cumhuriyet Hükümeti, 2021 yılında (THK) kapatıldığı için ormanları söndürmek için uçak bulamıyor.  Kiralık uçakla, sözleşmeli uçağı olmayan, ruhsatı olan firmalar tarafından söndürülmeye çalışıyor. Yangın buna rağmen ellerinde yangın hortumu taşıyan, pet şişeli, kazmalı kürekli. Atatürk, cumhuriyet, vatan sevdalı kuvvacı vatandaşların emek ve kendilerini ateşe atarak yangını Türk ordusunun da desteğiyle kontrol altında aldılar. Plajlarda din ve ahlak dersi veren, ak sakallı, yeşil sarıklı kişileri, fotoğraflarda hiç görmedik.

***

Bu yangını; kasıtlı yapılan ve de yapılacak olan yangınların sonu oldu. Bütün Türkiye bu yangınla ayağa kalktı, uyandı, ihaneti anladı.

Değil bir otel, bir bina, bir kazık dahi çakılmasına izin vermeyecektir. Halk ve TEMA vakfı o kadar öfkeli ki Cengiz Holding’in 500 bin liralık bağış teklifini reddediyor. Düşündürücü değil mi?…

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ACIKLI BİR NİHAVEND

ACIKLI BİR NİHAVEND

Tema Tasarım | AnatoliaWeb