reklam
Ana Sayfa Yazarlar 21.09.2021 1104 Görüntüleme

AŞK

Düşümde aşk ile karşılaştım.

İnsanı arıyordu.

Uyandım, insan ile karşılaştım.

Aşkı arıyordu.

Özdemir ASAF

 

BİZ AŞKI NE ZAMAN VE NEREDE UNUTTUK?

Kendimizde olan eksikleri aramak mı aşk? Yoksa

Kendini tamamlama olayı mı?

Kendimizi ararken bulduklarımızla başka bir aynada siluetimizin yansıması mı?

Sokaklarda sevgi ile el ele dolaşan bakışları İle sevişen çok az insan kaldı…

Yorgun ruhlar yorgun bedenler…

Beklentiler içinde umutsuzluğa yenik düşmüş vazgeçmiş yaşadığını sanan cesetler…

Sezen Aksu’nun “Ben sende tutuklu kaldım, kendi hayatımdan çaldım, Yedi cihan dolandım

Bana mısın demiyor”

Şarkısını dinleyip de bilerek ve isteyerek tutuklu kalma hali aşkın doğasında var ama şu sıralar saklambaç mı oynuyor bizimle…

Ya da oraya buraya çarpa, çarpa geldiğimiz hayatta artık güvenli limanlara mı ihtiyaç duyuyoruz…

 

Hatta bazen daha hesapçı demek daha mı doğru olur?

“Bana ne verebilir” Sorusu

“Ne hissettiriyordan” daha mı önemli?

Düşünen, üreten beyinler olduk ama pas geçtiğimiz duyguların boşluğunu ne dolduracak?

 

Kelebeğin ışığa koşması gibi yanarak ölmeyi, göze mi alamıyoruz…

Bir zamanlar artık nostalji olan ve bizim filmlerde izleyerek duygulandığımız AŞK, şu sıralar bir mendillik ömrü ile çöpe gidiyor…

Harcayacak zamanımız yok.

Aşık olunacak adam yok,

Tüm kadınlar aynı…

 

Belki bu soruları hiç sormadığımız, aşkın kontrol etmekten, sahiplenmekten, egodan, hırstan değil,

Değer vermekten, güvenden cüzdanından ve uzun bacaklardan daha değerli bulduğumuz zaman, hesapla değil kalple yaşanan bir duyguya teslim olduğumuzda  “aşk”  bize kendini hatırlatacak…

(Birçok kişi aşkı sahiplenmek sanıyor oysa o duyguyu kendinizde var etmektir…)

 

Mecnunun Leyla’da ki gördüğü güzelliğe aşık olduğu bir dünyada yaşamasak da, gidilmeyen bir yere duyulan özlem gibi içimizi yakan aşk…

 

Şöyle bir gözlerinizi kapatın ve aşkla dolduğunuz bir anı düşünün… Yorum yapmadan sorgulamadan yalnızca duygunun içinde olun…

Ne hissettiniz?

İnsanı değiştiren, dönüştüren o ruh hali…

Dinlediğimiz her türküde, şarkıda yaraya tuz basılmış gibi hisseder canımızı en çok acıtan şeyin aslında merhemimiz olduğunu görmeyiz…

 

Gönül çalamazsan aşkın sazını, ne perdeye dokun ne teli incit. Ne kadar ince sitem var aşka…

 

Sevgiliye söylenen ve aşka davet eden “ cesaretin var mı aşka şarkısını ne kadar çok dinlemişizdir, kim bilir…

 

Türkülerde, şiirlerde dalıp gideriz, hüzünleniriz…

 

Neşet Ertaş’ın aşık olup evlendiği ve sonrada ayrıldığı Leyla’sına yazdığı “Neredesin Sen?” türküsü içimizde aradığımız sevgiliye bir çağrı değil midir?

 

Ve Nazım Hikmet’in dizelerinde

Seni düşünmek güzel şey,

Ümitli şey,

Dünyanın en güzel sesinden

En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey…

Fakat artık ümit yetmiyor bana,

Ben artık şarkı dinlemek değil,

Şarkı söylemek istiyorum…

Demesi gibi  sevgiliye duyulan Özlem…

Diyorum ki şu sıralar;

 

Aşkı bittiği yerde cansız bedenler gibiyiz…

Bir sihirli el değse bize ve aşkı fısıldasa kulağımıza…

Siyah beyaz gördüğümüz bu dünya renklenmez mi?

Bence hiç bir şey olmasa bile aşk olsun….

 

Kadın ve erkeğin birbirine duyulan sevgiye, ilgiye, sahiplenmeye ihtiyacı var. Yeniden harmanlasak, tüm öğrendiklerimizi kenara bıraksak ve yeni bir yol denesek olur mu dersiniz?

Aşkla….

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | AnatoliaWeb