reklam
Ana Sayfa Güncel, Siyaset, Sür Manşet 3 Kasım 2021 401 Görüntüleme

Beykoz Belediyesi Kasım Olağan toplantısının ilk oturumu gerçekleşti

reklam

Beykoz Belediyesi Kasım ayı (2021) Olağan Meclis Toplantısının ilk oturumu, 1 Kasım Pazartesi günü Başkanvekili Gaye Zayıf’ın yönetiminde gerçekleşti.

Gaye Zayıf (AK Parti İBB ve Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Kıymetli meclis üyelerimiz kıymetli Beykozlular, Hepinize hayırlı bir hafta diliyorum. Meclis Toplantımız hayırlara vesile olsun. Cumhuriyetimizin 98 kuruluş yıl dönümünü ve cumhuriyet bayramımızı bir Kez daha tebrik ediyorum. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını saygı, minnet ve dua ile anıyorum.

Yoklama alındı. Çoğunluğun katılım sağladığı meclis toplantısında katılmayan meclis üyelerinin izinli sayılması için oylama yapıldı ve oy birliğiyle kabul edildi.

7 Ekim 2021 Pazartesi tarihli tutanağı mecliste oylamaya sunuldu.  Oylama oy birliği ile kabul edildi.

Gündemde olmayan bir müdürlük teklifi de gündeme alınması için oylamaya sunuldu, oy birliğiyle kabul edildi.

Gündem dışı konuşma yapacak meclis üyelerinin isimleri alındı.

Temel Karadeniz (CHP Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Sayın Başkan değerli meclis üyesi arkadaşlarım kıymetli, Beykozlular. Hepinizi Saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Kasım ayı meclis toplantımızın Beykozlulara hayırlı olmasını temenni ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına Cemal Yavuz, Cemal Sataloğlu konuşacaklar. Teşekkür ediyorum.

AK Parti ve MHP grubu adına gündem dışı konuşma yapan olmadı.

Cemal Yavuz (CHP Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Sayın Başkan, saygıdeğer meclis üyeleri, çok değerli Beykozlular. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bugünkü konuşmam geçen ayın son toplantısı olan meclisteki son toplantımızda ilgili olacak. Geçen aydaki son toplantıya hatırlarsak, konuşmacı arkadaşlarımız konuşmalarını yaptılar, daha sonra başkanımız son konuşmacı olarak geldi ve buradan kürsüden konuşmasını yaptı. Tabii ki bizim cevap verme hakkımız olmadı. Cevap verebilmek için bir ay sonrasını beklememiz gerekiyordu. Geçen ayki toplantıda konuşmacı arkadaşlarımız konuşmalarını yaptılar. Konuşmacı arkadaşlarımızdan bir tanesi başkana övgü dolu sözler söyledi. Daha sonra Başkan kürsüye geldi, konuşmasını yaptı. Başkanın yapmış olduğu konuşmalardan iki tanesine değineceğim. Bir tanesi Beykoz Çayırı ile ilgili olacak. Diğeri Türk-Alman Üniversitesi’ndeki Öğrenci Yurdu ile ilgili olacak.

O gün Başkan konuşmasını yaptıktan sonra Meclis başkan vekilimiz başta olmak üzere bazı AK Partili arkadaşlarımız kendisini alkışlayarak yerine uğurladılar. Alkış alan bu konuşmalarla ilgili konuya değineceğim. Bir tanesi Türk-Alman Üniversitesi’ndeki yurtla ilgili olacak. Türk Alman Üniversitesi yapılacak olan yurda Cumhuriyet Halk Partisi’nin karşı çıktığını, yurdu neden istemediğimizi eleştirdi. Eleştirirken de biraz da suçlayarak eleştirdi. Konu ile ilgili “komisyonda görüşülmedi mi, dosyalara bakmadınız mı?” denildi. Tabii ki görüştük ve bakıldı, baktık dosyalara.  Ben sizlere süreci anlatmak istiyorum.

İmar Komisyonu Başkan arkadaşımız Sadullah Bey burada. Perşembe günü toplantıdan bir gün önce kendisini aradım, bu konuyla ilgili bilgi istedim. Bir gün sonra bu konu meclise gelecek, biz burada ne diyeceğimizi bilmek istiyoruz. Gruptaki arkadaşlarımızı bilgilendirmeniz gerekiyordu. Sadullah arkadaşıma sordum “Bu konu nedir?” Kendisi dedi ki; “Abi,2 dönüm bir yer. Türk- Alman Üniversitesi bu yeri 2 yıllığına kiraladı” dedi. Kendisine, “Ne olacak burada, imar komisyonuna geldiyse, belediye geldiyse burada mutlaka bir yapılaşma olması gerekiyor bu yerde.” (Sadullah Bey) “Bina olacak” falan dedi. Neyse öyle kapattık konuyu. Bir gün sonra, Perşembe günü sabahı çok alelacele bir komisyon toplantısı yaptık. Gittiğimde komisyon toplantısında planlama bürosunda 2 tane görevli arkadaşımız vardı. Mecliste de oturum başlayacaktı. Orada bilgi almak istediğim, nedir ne değildir. Biz buna ne diyeceğiz, evet mi diyeceğiz hayır mı diyeceğiz. Tekrar sorduğumda yerin10 bin küsur metrekare olduğu söylenildi. Ben tekrar döndüm “Hani, iki dönümdü” dedim.  “Ya pardon, orayı atlamışız” dediler. Daha sonra buradaki yapılaşmanın ne olduğunu sorduğumda asla orada yurt kelimesi geçmedi. Eğer ki orada bize “Türk-Alman Üniversitesi ormanda böyle bir yer kiraladı ve burada yurt yapılacak.”  Eğer biz orada yurt yapılacağını bile bile gelip de burada hayır diyorsak, o zaman eleştirileri kabul ederiz.

Bu tahsil edilen yerde yurdun yapılacağını Sayın belediye başkanı burada geldi ve söyledi. “Orada yurt yapılacak ve siz yurda karşısınız” dedi. Belediye Başkanı burada çıkıp konuşmasına yapana kadar yurt kelimesi geçmedi. Şimdi Sadullah arkadaşımız evet ya da hayır diyebilirsin. Orada yurt yapılacağını biliyor muydunuz? Evet ya da hayır… Bir şey söyleseydi ben konuşmamı farklı bir şekilde söyleyecektim. İddia ediyorum, kesinlikten orada yurt yapılacağı söylenilmedi. Burada biz, başkandan yurt yapılacağını duyduk.

Türk Üniversitesi’nde bir yurt yapılacak. Türk-alman Üniversitesi’nin bulunmuş olduğu alan 150 dönümlük bir alandır. Burası yasal ve ruhsatı yapılmış olan bir yer. Daha önce bu yerde proje yapılırken o günün şartlarında, o günkü yetkililer, burada üniversitedeki öğrencilerin kalacak olduğu alan düşünülmemiş. Burada bu kadar öğrenci varsa, yurda da ihtiyaç vardır. O günkü şartları o proje üzerinde bunların değerlendirilmesi gerekiyordu. Bugüne geldik, şimdi burada yurt yapılacak deniliyor.

Yurt yapılacağını bize söylemediler, yapılacağını söylemiş olsalardı bizim görüşümüz, düşüncemiz farklı olurdu. Bu dosyada ilgili bakın ne diyor; “Türk-alman Üniversitesi rektörlüğüne… Bakanlık makamına bir dilekçe yazmış oluru ile ediyor. Bu yeri 24 aylığına, 2 yıllığına alıyor burası. Şimdi Sayın Başkan diyor ki “buraya yurt yapılacak.  Siz yurda karşısınız.” Diyor. Oysaki Türk-Alman Üniversitesi’nin Beykoz Belediyesi plan ve proje müdürlüğünün yazdığı bir dilekçe var. Beykoz Belediyesi diyor ki; (talepte bulunuyor) “Orman Genel Müdürlüğü tarafından Türk Alman Üniversitesi rektörlüğüne ön izin oluru ile.”

Mevzubahis alanda diyor “Eğitim ve Araştırma maksatlı üniversite kampüsü yapılması planlanan, Haftadır Alman Üniversitesinin burada ben yurt yapacağım diye bir talebi yok. Beykoz Belediyesinden. Tekrar okuyorum, “Eğitim ve Araştırma maksatlı üniversite kampüsü yapacağız biz buraya.” Diyor. Ama Sayın Başkan, “Yok diye biz Murat burada diye yurt yapılacak diye Siz yurda karşı çıkıyorsunuz.

Emin olun orada yurt yapılacağını bilsek, bize bu söylenmiş olsaydı, biz burada Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak daha heyecanlı bir şekilde evet derdik. Burada bizim yurda karşı çıkma gibi bir lüksümüz yok. Yapılan doğru işlere karşı çıkma gibi bir düşüncemiz olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Ama bize doğru bilgi verilmiyor.

İkinci bir konu Beykoz Çayır ile ilgili. Beykoz Çayır ile ilgili İmar Komisyon Başkanı olarak Sadullah arkadaşımızdan yanılmıyorsam o gün Beykoz çayırında önümüze gelen taslak bir proje vardı. Bugün anlatılanları bırakalım, o gün Önümüze gelen taslak projeyi getirsinler konuşalım. Beykoz Çayırı ile ilgili Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapmış olduğu olumlu ve ılımlı muhalefet neticesinde bugün Beykoz Çayır ile ilgili olumlu şeyler konuşuluyor. Bugün Beykoz Çayırı ile ilgili konuşulan olumlu şeylerin, Cumhuriyet Halk Partisi’ni gerek Beykoz Belediyesi’nde gerekse İBB’de gerekse Beykoz’daki sivil toplum kuruluşları neticesinde yapmış olduğu baskı neticesinde Beykoz Çayırı doğru bir noktaya geldi.

Beykoz Çayırı ile ilgili bir proje yapıyorsunuz, bakın orada yine bilgi eksikliği var yine bilgi vermiyorsunuz. Bir projeniz varsa, orada bir şeyler yapmak istiyorsanız bunun bir usulü vardır, bir yöntemi vardır. Beykoz Çayırı ile ilgili orada ne yapacağınızı gösterir misiniz? Beykoz Çayırı çok sıradan bir proje değildir, çok önemli bir projedir.

Cemal Sataloğlu (CHP İBB ve Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Sayın Başkan, belediye meclis üyesi arkadaşlarımız, hepinizi saygı ile selamlıyorum. Benim 2 adet sözlü soru önergelerim var, onu sormak istiyorum.

1.Soru Önergesi

Beykoz Belediyesi Meclis Başkanlığı’na;17.05.2021 tarihli meclis birinci birleşiminde “Buz Beykoz spor Kulübü” hakkında sormuş olduğum sözlü soru önergeme istinaden, idare 15.06.2021 tarihinde vermiş olduğu cevabı yazısında bahsi geçen kulübe ayni ve nakdi bir kaynak aktarımının söz konusu olmadığını belirtmiştir.

Fakat Belediye başkanımız Ekim ayı bütçe görüşmelerinde tutanaklarda da görüleceği üzere “Ben futbolu çok seviyorum, birçok futbol kulübümüzde var Beykoz’da. Onlara desteğimiz de sonsuz, tesis anlamında, malzeme anlamında. Hatta zaman zaman nakdi anlamda desteğimiz sonsuz. Onu kulüplerimiz alıp götürecek, diğer branşlarda da belediye. Şuan liglerde mücadele eden kardeşlerimiz var. İşte hentbol, buz hokeyi, karate, tekvando, voleybol, kadınlar, kızlarımız, şimdi ikinci ligden başlıyorlar. ”  kürsüden  ifade etmiştir.

İlgili müdürlüğün önerge cevabında ayni ve nakdi yardımın söz konusu olmadığını belirtmiş olmasına karşın, sayın başkan konuşmasında, idare olarak desteklediklerini belirterek  buz hokeyi takımına sahip çıkmıştır.

17 Mayıs 2021 tarihli 1.birleşiminde sormuş olduğum soruyu yineliyorum,

  • Buz Beykoz takımının hangi harcamaları Beykoz Belediyesi tarafından karşılanmıştır? Beykoz Belediyesinin bu takıma  aktardığı tutar nedir? 
  • Spor kulüplerine yapılan destekler ayni ve  nakdi kaynak aktarımının dışında, bireysel sporcu sponsorluğu, spor takımlarının sponsorluğu veya spor organizasyonları sponsorluğu biçiminde de olabilmektedir. Aynı zamanda Beykoz Belediyesi’ne ait logoyu da kullanan kulübe veya söz konusu müsabakaların yapıldığı lige idarenin sponsor olduğu bir alan var mıdır?
  • Sponsorluk  olarak ödediği  ücret  ne kadardır?

5393 sayılı belediye kanununun 26.maddesininde izah edildiği üzere yukarıda belirttiğim sorularımın belediye başkanlığı makamınca yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini arz ederim.

2.Soru Önergesi:

  01.11.2021

Beykoz Belediyesi Meclis Başkanlığı’na; 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere çevrenin korunmasına yönelik bazı görevler yüklemiştir. Bu kapsamda ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak belediyelerin temel görevlerinden biri ve imtiyaz hakkıdır. 

Belediyeler, Kanun’la verilen bu görevi kendileri gerçekleştirebileceği gibi sözleşme imzaladıkları çevre lisanslı veya geçici faaliyet belgeli toplama ve ayırma tesisleri aracılığıyla da yerine getirebilmektedir. Bu durumda sözleşme imzalanan tesisler katı atıkların toplanmasını ve ayrıştırılmasını sağlarken geri kazanım yolu ile gelir elde etmiş olmaktadırlar.

Aynı zamanda gelir getirici bir faaliyet olan ambalaj atığı satış işinin Sayıştay raporlarında da izah edildiği üzere 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde ihale yoluyla yapılması gerekmektedir.

Sorumluluk alanındaki ambalaj atıklarının toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve depolanması hizmetlerini içeren imtiyaz; ilgili bütün hizmetler sonuçları itibariyle yerel idareler için gelir getirici faaliyetlerdir.  

  • İdare 2021 yılında ambalaj atıklarının satışı için ihale yapmış mıdır?
  • Bu ihalenin tarihi ve tutarı nedir?
  • 2021 yılında kaç ton karışık ambalaj atığı satışı yapılmıştır? 
  • Karışık ambalaj atığı satışının kilogram  bazında birim fiyatı ne kadar belirlenmiştir? 
  • 2020 yılında piyasa şartlarında kilogramı, ortalama en az 45 kuruştan 7000 ton karışık ambalaj atığının satış fiyatı  3 milyon 150 bin lira olarak hesaplanması gerekirken, idare aynı içeriğe sahip, kilogramı 26 kuruştan 7000 ton karışık ambalaj atığının satış fiyatını  1 milyon 820 bin lira olarak belirlemiş midir? 
  • Kilogram başına belirlenen fiyat, piyasa ortalamasından yaklaşık %50 ile %70 arasında neden düşük belirlenmiştir? 
  • Kilogram fiyatları idarenin  3 Ekim 2019 tarihinde yapmış olduğu satışın dahi altında neden kalmıştır?
  • İdarenin ambalaj atığı satışından 2019,2020 ve 2021 yılları arasında elde ettiği gelir nedir?
  • Rüzgarlıbahçe mahallesinde bulunan gerek ilçe sınırları dâhilinde ambalaj atıklarının toplanıp depolandığı, gerekse ilçe sınırlarında kağıt toplayıcılarının toplayıp bir bedel karşılığında bu depo işleticilerine satmış olduğu ambalaj atıklarının depolandığı alanı işleten gerçek  veya tüzel kişi kimdir? Gelir getirici olan bu faaliyet hangi şartlarla ve hangi kanuni dayanak ile  devredilmiştir?

 5393 sayılı belediye kanununun 26.maddesinde  izah edildiği üzere yukarıda belirttiğim  sorularımın belediye başkanlığı makamınca yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini arz ederim.

Sadullah Kabahasanoğlu (AK Parti Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Sayın başkanım, çok kıymetli Belediye Meclis üyelerimiz kıymetli Misafirlerimiz değerli Beykozlular, hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bir iki noktada müsaadenizle bazı temel bilgiler aktararak sizlere, kısa bir süre huzurlarınızda olacağım.

İmar planı ile projeyi birbirinden ayırmak lazım. Değerli arkadaşlar, proje yapabilmeniz için örnek vereyim; sizin bir arsanız var, siz arsanız üzerinde bir yapı yapmak gibi bir planımız, düşünceniz var. Yapının herhangi bir özelliği olabilir, konut olabilir, başka bir şey olabilir. O yapıyı yapabilmeniz için o arsanın size ait olması lazım veya kamuysa size tahsisli olması lazım.

Sonra o arsa ile ilgili bir imar planı olması lazım, üzerinde Yapı yapabilmek için. Sizde o var olan imar planına uygun olarak kendi projenizi yapar, sonra gider ilgili yerel yönetimden projeye uygun, imar planına uygun projeniz ile inşaat yapabilmek, yapı yapabilmek için ruhsat alır yapınızı yaparsınız. Sonra da yine yerel yönetim gelir onu denetler, eğer siz yapınızı plana uygun, projeye de uygun bir şekilde yaptıysanız size iskân belgenizi verir. Teknik konu budur.

Söz konusu olan 2 tane nokta var. Bir tanesi Üniversiteye tahsis edilen alan, bir tanesi de Beykoz Çayırımız. Oralarda önce iş yapabilmek için proje yapabilmek için önce imar planı yapılması lazım. Plan yapıldıktan sonra o plana uygun bir proje yapmanız, ortaya koymanız lazım. Ve ilgili yetkili idareden de ruhsat istemeniz lazım. Dolayısıyla işin teknik tarafı böyle, bir de Belediyemiz ya da yerel yönetimler kendi teknik birimleri eliyle, aslında belediye ve meclis ilişkisi de kısaca anlatmak lazım, iş yapan idare, irade, hazırlık yapan proje ya da plan hazırlayan yetkili sorumlu Belediyedir. Belediye yetkilileri, teknik birimleri gerekli çalışmaları hazırlar, Nihai onay mercii olan karar mercii olan Meclise havale eder. Meclis burada halkın temsilcisi olarak konuyu ihtisas komisyonlarına havale eder. İhtisas komisyonlarında konu Teknik olarak tartışılır, düzeltme yapılabilir, iade edilebilir, aynen kabul edilebilir gibi. Meselenin hukuki tarafı da böyledir

Dolayısıyla, komisyon toplantılarında idareden gelen gündemler, teklifler, teknik olarak incelenir ve karara bağlanır. Bizim Şu an konuştuğumuz 2 konuda Beykoz Üniversitesi’ne Türk Alman Üniversitesi’ne tahsis edilen arazideki plan değişikliği konusu da, Beykoz Çayırı ile ilgili plan değişikliği konusu da, ikisi de, bu çerçevede yapılan çalışmalardır. İkisinde de hâlihazırda var olan, yürütülmekte olan 1/5 binlik plan ölçeğinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda yürütülmekte olan ikinci etap planları çerçevesinde henüz Süreci bitmemiş olan planların yeni vizyona göre plan değişikliği talebidir iki konuda meclise gelen. Beykoz Türk-Alman Üniversitesi’ne tahsis edilen yer, 10 dönümlük bir alan, spor alanından, sağlık alanından bildiğim kadarıyla üniversite alanına çevriliyor ve üniversiteye tahsis ediliyor. 2 yıllığına tahsis ediliyor. Bu genel uygulamadır.

Önce kamu ilgili kuruma ön tahsis yapar, 2 yıllığına. O tahsisi talep eden kurum imar planını hazırlar mı, projesini hazırlar mı diye 2 yıllığına tahsis yapar. Eğer gerekli işlemler yapılıp bitirilirse, sonra onu kesin tahsise döndürür. Uzun yıllara sari olarak. Dolayısıyla buradaki 2 yıllık tahsisin anlamı Beykoz Türk- Alman Üniversitesi ilgili bakanlıktan o yerin tahsisini talep etmiştir. Bakanlıkta oraya 2 yıllığına tahsis etmiştir. Bizde şimdi kesin tahsise dönebilmesi için geçtiğimiz ay burada imar plan değişikliğine karar verdik. O karar Büyükşehir belediyesince de onaylanacak, onaylandıktan sonra kesin tahsise dönecek. Ondan sonra da üniversite oraya kendisi yapmak istediği bilimleri ile ilgili projesini hazırlayacak. Ve gelip Beykoz Belediyesinden projeye ve plana uygun ruhsat isteyecek. Dolayısıyla Bizim yaptığımız plan değişikliği üniversite alanına döndürmektir. O ilgili tahsis edilen arazi üniversite alanına döndürmektir.

Üniversite alanında döndükten sonra, üniversite kendi içerisinde ihtiyaçlarına göre kendi tasarımını planlamasının yapacaktır. Ona göre gerekli çalışmaları yürütecektir. Dolayısıyla şunu da ifade etmek isterim ki bu tür işlemler zaman isteyen işlemlerdir. Dolayısıyla sizin yola çıktığınız anda tasarımınızla iş yapmaya geldiğiniz andaki tasarımlarınız farklılıklar da ihtiyaçlara göre arz edebilir. Dolayısıyla, bizim yapmış olduğumuz geçen ay ki buradaki imar planı değişikliği söz konusu 10 bin metrekare alanın, Türk-Alman Üniversitesine tahsisi ile ilgilidir. Burada Cemal abiyi ben çok seviyorum, çok da faydalanıyorum bilgilerinden, beni destekliyor da, çok da konuşuyoruz. Bundan daha önce de ifade ettim, yapılan değişim yani kendisine şahsen hitap edin, kendi şahsına hitaben değil. Genel anlamda söylüyorum, bizim yaptığımız imar planı değişikliği üniversiteye Türkiye’nin ilk 4 Üniversitesi’nden bir tanesi olan Türkiye için çok büyük kazanımlar sağlayacak olan Beykoz’da bir üniversiteye 1 üniversite alanı tahsisi var. O tahsis edilen alanın plan fonksiyonunu üniversite alanına döndürdük. İçerisinde ne yapılacaksa yapılsın, sonucu itibariyle biz bir üniversitemize,  Beykoz’a çok büyük değer katacak, Ülkemize çok büyük değer katacak bir üniversitemize bir alan tahsis ediyoruz ve orada üniversite alanı fonksiyon değişikliği yapıyoruz. Önemli olan üniversiteye destek olmamızdır. Elbette ki isterdik ki bu kararı burada birlikte oy birliği ile alalım.

İkinci konu, Beykoz Çayırı konusudur. Beykoz Çayırı ile ilgili, değerli arkadaşlar, birkaç ay önce meclisimizde yine aynı plan değişikliği kararı aldık. O kararda mevcutta var olan 1/5 binlik İBB’nin yetkisinde, sorumluluğunda, uhdesinde olan, süreçleri devam eden, bizim Beykoz’un 3. etap planları içerisinde bulunan Beykoz Çayırının, mesire alanı fonksiyonunu Millet bahçesine dönüştürme kararı aldık. Bu kararı alırken de planlama alanı şu anda hâlihazırda mevcut çayırın, Beykoz Çayırının bulunduğu alan, çayırın kendisi 38 bin metrekare. Dolayısıyla o plan değişikliğine söz konusu alanın tamamı 116 bin metrekare oldu. Yapılan çalışmalarda, hesaplamalarda ön proje çalışmalarında yeşil alanında yaklaşık 55 bin metrekare daha artırılarak 93 bin metrekareye çıkartılacağı ifade edildi. Bizim burada, bu mecliste Beykoz Çayırının plan değişikliği kararını alırken, 3 kez söz alarak şahsım,  bu kararı birlikte almamız gerektiğini burada ifade ettim. Hatta meclise ara verdik, Cumhuriyet Halk Partisi grubumuz tekrar konuyu değerlendirmek istedi. Ve sonrasında yine karşı oy kullanıldı. Oradaki itiraz konusu da şuydu, komisyon toplantımızda da tartıştığımız bir konuydu. Yapılacak olan imalatlarda kullanılacak olan malzemelerin ne olduğunu imar planı notlarında yazılmadığı ile ilgili bir itiraz vardı. Bunu da kendi aramızda konuşmamıza rağmen böyle bir karar alındı.

Plan notları içerisinde imar planı 30-35 yıl, 50 yıl vadeli düşünüldüğü açısından bakılırsa, plan notları içerisinde, “şu şu yapılar da yapılabilir” diye ifade var.  Bu karar Büyükşehir Belediyesi meclisinde tartışılırken öyle bir noktaya dönüştürüldü ki, çayırın mevcutta bulunan hâlihazırdaki çayır alanı boşaltılıp, altı otopark yapılacak şeklinde bir algı kampanyasına dönüştürüldü. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkan yardımcılarına kadar Twitter’da bir kampanya yürütüldü. Biz de mecburen hem belediye başkanımızın başkanlığında, öncülüğünde hepimiz bunu anlatmaya çalışıyoruz. Mevcutta Çayır alanı, çayırın kendisi 38 bin metrekare. Oradaki plan değişikliğine konu olan alan Toplamda 116 bin metrekare olacak. Yeşil alan miktarı da 2,5 katına çıkacak. Artı 55 bin metrekare de alan oluşturulacak.

İnşaat alanı ile ilgili de tartışma var mevcutta orada var olan yapılar imar planında tariflenenden çok daha fazla. Yükseklikle ilgili tartışma var. “4,5 metreyi 6,5 metreye çıkardığınız, 1 katı 2 kat yaptınız” deniyor. Doğru değildir bunlar. Caminin yüksekliği var zaten.

Bu dönem 2019-2024 dönemi Beykoz için özel bir dönem oldu. Çünkü Beykoz Belediyesi’nde Cumhur ittifakı var. İstanbul Büyükşehir Belediyesinde de millet ittifakı var. Bizim her işimiz birbirimizle ilintili ve bağlantılıdır, dolayısıyla Beykoz Meclisi olarak Beykoz halkını temsil edenler olarak, “daha çok hizmeti buraya nasıl getirebilirim, Büyükşehir Belediyesi’nden de ilçe belediyemizin imkânlarını da artırarak fazla kullanarak Beykoz’u daha iyi nasıl ileriye taşıyabiliriz”in tartışmasına düşmemiz gerektiğini düşünüyorum. Mesela Beykoz’un Metroya ihtiyacı var, bunu tartışmamız lazım. Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğudur. Büyükşehir Belediye başkanımızın seçimden önce sözüdür. El ele verelim, gidelim, Büyükşehir Belediye başkanımızdan Beykoz’un ihtiyacı olan Metroyu alalım, gelelim. Bunun kavgasını verelim.

Temel Karadeniz (CHP Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Sayın Başkan, değerli meclis üyesi arkadaşlarım, kıymetli Beykozlular. Hepinizi Saygıyla sevgiyle selamlıyorum. AK Parti grubu adına konuşan arkadaşımızın konuşması üzerine söz almış bulunmaktayım. Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına…

Değerli arkadaşlarım, burada geçen ayki Sayın Murat Aydın’ın konuşmaların ardından bizim de burada söz hakkı doğduğuna inanarak Cemal Yavuz abimiz burada bir takım şeylere açıklık getirdi. Şimdi burada bizim de tam anlatmak istediğimiz bazı konuları net bir şekilde, net bir biçimde Cemal abi burada bizimle paylaştı. Burada sıkıntı olan ne biliyor musunuz? Sıkıntı olan bu kürsüye gelenler hep diyor ya “uzlaşmacı, hep beraber yapalım”, sadece o söylemde, eylemde böyle hiçbir şey yok. Burada Cemal Yavuz ağabeyimizin söylediği netti. Neydi? Biz bu Meclis gündemine gelen konuları komisyonlarda sağlıklı bir şekilde tartışamıyoruz. Sağlıklı bir bilgi alamıyoruz. Neticesinde de bizim burada bilmediğimiz bir şeye, yani noterlik yapma gibi bir lüksümüz yok. Komisyonlarda geçen ayki yurt konusu beni çok rahatsız etti. O komisyonlarda daha detaylı bir şekilde açıklık getirilmiş olsa, yurt yapılacak buraya denilse… Hiçbir şey yok, böyle bir bilgi yok, ondan sonra Belediye Başkanı çıkıyor biz dolayısıyla Red vermiştik, ondan sonra Belediye Başkanı çıkıyor diyor ki; “Biz buraya… Buranın talebi yurt üzerine”. Talep edilen yerlerin ne yapılacağı bellidir,  oranın ne yapılacağı. Bir uygulama projesi vardır. Paylaşın kardeşim, zor bir şey değil. Yani burada bizim söylemek istediğimiz, anlatmak istediğimiz, bu komisyonlar sağlıklı bir şekilde çalışmıyor. Bizim anlatmak istediğimiz, vurgulamak istediğimiz bu. Çayır mesela, çayırda aynı şekilde… Burada apar topar getiriliyor buraya, komisyondaki başkanında veyahut komisyon üyelerini de ne yapacağı belli değil ki. Daha sonra iş karıştıktan sonra bilgi edinilemeye başlanıyor, savunma yapılıyor. Projeleri paylaşın, getirin kardeşim. Burada biz de bilelim. Belki biz de faydalı görürüz, hep beraber el birliği ile bizde onay veririz. Ama siz burada oldubitti ile dayatmayla buradan geçiriyorsunuz, İBB’ye götürüyorsunuz. Orada da birimlerin oluru olmadan apar topar Meclis’ten çoğunluğu kullanarak Meclisten onu geçirmeye çalışıyorsunuz. Yok böyle bir şey. Bizim kabul etmediğimiz budur.

Var mı bizim burada yapılan projeler de, Beykoz’da yapılan projelerde sağlıklı bilgi alabiliyor muyuz biz mecliste? Yok. Yapılan işin yarın ne getireceğini biz bilmek istiyoruz. Kavacık’a yollara kaldırım yaptınız geziyor musunuz? Kavacık’ta görüyor musunuz,  trafik rezilliğini görüyor musunuz? Yolu daraltıyorsunuz. Kaldırım yapılmasın diye bir şey söylemiyorum. Kaldırım yapılsın ama o kaldırım yapılırken, o yolu daraltırken, insanların araçlarını nereye çekeceği de belirtilsin.

İşte bu projeleri siz yapıyorsunuz, sonunda böyle olumsuzluklar çıkıyor. Biz buna itiraz etmek zorundayız, bizim de sorumluluğumuz var. Sağlıklı bilgi istiyoruz, Beykoz’un yararına, menfaatine ne varsa biz her zaman ona destek vereceğimizi defalarca söyledik.

Şimdi İBB… Bilmem Metro arkadaşımız (Sadullah Bey) yine söyledi. Değerli arkadaşlarım, 25 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesini yöneten bir Ak parti vardı. Ben hatırlıyorum ki o seçim dönemlerinde “Beykoz’a Metro geliyor”,  her seçimde afişler asılıyor. Metro projeleri maketlerle beraber her seçimde bu millete yedirildi. Ben de istiyorum, Beykoz’a Metro gelsin. Gelmesinden daha güzel bir şey olamaz ya. Ama sabırlı olmak zo-run-da-sı-nız,  bu kadar.

Bir de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tahammül etmek zorundasınız. Tahammül edeceksiniz,  sabırlı olacaksınız, kabulleneceksiniz. Biraz sabırlı olacağız,  inşallah o da yapılacak.

Siz Beykoz’un nasıl daha iyi kalkınmasını düşündüğünüz kadar, eminim ki biz de düşünüyoruz. Biz yıllardan beri o seçim vaatlerinde verilen o sözlerin yapılmamasından, yani iktidar siz olmanıza rağmen, yapmamanızdan rahatsızız, biz bunları dile getiriyoruz. Yıllardan beri bu insanlar mağdur edildi, sorunları çözülmedi.  İmar planları, üç bölge…  şu anda iki buçuk yıl öncesinde Beykoz’u Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyormuş gibi, öyle bir izlenim verdi geçen ayki meclis toplantısında Sayın Murat Aydın.  Burada sorun varsa, Beykoz’da çözülmemiş problemler varsa, bunun müsebbibi zaten Adalet ve Kalkınma Partisidir. 17 buçuk yıldır kesintisiz Beykoz’u Ak parti yönetiyor. Şimdi çıkıyor Belediye Başkanı, iki buçuk yılda ben onu yaptım, bunu yaptım, şunu yaptım. 15 yıl nerede kardeşim. 15 yılı hiç söz etmiyor.

Şimdi burada bir şey konuşurken, konuşabilir arkadaşlar, yani özgürdür konuşabilir. Ama ben olsam “ya arkadaş, ben bunları konuşuyorum ama biz ne yaptık bu yıl içerisinde”. Bunu düşünerek konuşurum ya. Bunu vatandaş çok iyi biliyor işte. Vatandaş anladı bunu, nasıl ki 23 Haziran seçimlerinde,31 Mart yerel seçimlerinde, Millet İttifakı’nın adaylarını iktidar yaptıysa, bir sonraki seçimlerde de Allah’ın izniyle Millet İttifakı iktidar olacak, bu sorunlar böyle yağdan kıl çeker gibi çözülecek. Teşekkür ediyorum.

Cemal Yavuz (CHP Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Sayın Başkan, tabii ki konuları burada tartışacağız, gündeme getireceğiz ama asla kişiliğimize de zarar verecek ya da bizim buradaki samimiyetimize zarar verecek nokta da olmasın. Hepimizin ortak noktası var, hepimiz Beykoz için güzel şeyler yapmak istiyoruz aslında. Hiç kimse burada art niyetli değil, hiç kimse buraya bireysel menfaat elde etmek için ya da bireysel sorunlarını çözmek için, ya da manevi anlamda kendine bir şey katmak için bir şey yaptığın inanmıyorum ve bunu da görmüyorum bu mecliste. Sonuçta biz Beykozluyuz. Güzel şeyler yapmak istiyoruz da belki zaman zaman birbirimizi yanlış anlıyor olabiliriz.

Türk-alman Üniversitesi’ndeki konuşmasından dolayı da Sadullah arkadaşıma teşekkür ediyorum. Bir şey yanlış anlaşılmasın, biz Türk-Alman Üniversitesi ormanda neden yer kiraladı diye bir düşüncemiz yok. Tam tersi Ormandan kiralamış olduğu yer adı orman diye geçiyor ama atıl olan bir yerdir. O yeri Alman Üniversitesi’nin kiralaması ile Beykoz’a bir değer katacaktır.  Sonuçta işleyen sürecin devamında hani tamam 2 yıllığına kiralamışlar ön protokol yapmıştır. Nihai netice itibarıyla orada bir yapılaşma olacaktır. Böylesine bir olayı bir belediye başkanın dönüp de, Cumhuriyet Halk Partisine karşı koz olarak kullanıp da,  “Ya bak siz yurda karşısınız” demesi noktasında bizim sıkıntımız.

Beykoz Çayırı ile ilgili olarak da beş-altı ay önce daha Beykoz Çayırı Beykoz’da konuşulmadan önce imar komisyonuna geldi. Ben imar komisyonunda projeye baktığımda bir şey söyledim orada.  Dedim ki “Tamam, burada bazı yapılaşmalar olabilir.  Burası Beykoz’a artı değer kazandırabilir ama Beykoz Çayırında ne olursa olsun, 1 metreküp dahi betonun kullanılmayacağı yapılaşmalar olmalı”.  İmar Komisyon başkanımız burada, Sadullah arkadaşımızla beraber konuştuk bunu orada. Yapılaşma Çayırın oradaki yapısına uygun olmalı, dokusuna uygun, tarihine uygun, diye görüş belirtmiştik.

Yapılan güzel şeyler için bizim karşı çıkmak gibi düşüncemiz yok. Nasıl karşı çıkarız ya. Manolya Başkanımıza da huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. AKDEM, 1 ay olacak… Yeri Çubuklu’da. Kendisi bizi gerçekten orada çok iyi karşıladı, çok iyi ağırladı birebir kendisi ilgilenerek. AKDEM’in faaliyetlerini anlattı, ben gurur duydum. Kim yaparsa yapsın, oranın yapılmasında emeği geçen herkese, çalışan bütün arkadaşlarımıza… Pırıl pırıl, dört dörtlük çok güzel, çok sıcak bir ortamdı. AKDEM gündeme geldiği zaman eğer ben AKDEM’in aleyhinde bir görüşmek belirtirsem nankörlük yapmış olurum. Doğruya doğru demesini biliriz, güzel şeyler güzel oldu demesini bilirim. Bizim derdimiz orada siyaset yapmak değildir. Yanlış bir şeyler de varsa bunları da müdahale etme hakkımız vardır.

Başkan zaman zaman “Cumhur ittifakını Beykoz’da 1. Parti yaptı” diyor. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’ni de Cumhur İttifakı’nı yani Beykoz Belediyesi’ni denetleme görevi verdi. Siz burada birinci parti oldunuz diye, “biz kafamıza göre her şeyi yaparız, biz burada belediye aldık, halk bizi seçti, biz istediğimiz gibi her şeyi yaparız, yönlendiririz” olmasın.

Beykoz Çayırı ile ilgili hala geç kalınmış değil. Beykoz çayırı ile ilgili güzel bir proje yapılsın. Bu proje halka anlatılsın, mecliste anlatılsın. Neler yapılmak istenildiği anlatılsın. Belki bizde hoşumuza gidecek, destek vereceğiz. Bir yanlış varsa yanlıştan dönülebilir şu anda. Hala geç kalınmış değil, Teşekkür ediyorum hepinize.

Adem Sefer (AK Parti İBB ve Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Sayın başkanım çok değerli arkadaşlar, öncelikle toplantımız hayırlara vesile olsun. Ben bildiğiniz gibi geçen ay itibariyle meclise katılamamıştım. Burada bir laf geçti, özellikle altını çizerek başlamak istiyorum. Murat Bey burada bir sunum yapmış anlayabildiğim kadarıyla. Benim anlamadığım şey şu, acaba Murat Bey yapmadığı işlerin sunumu yaptı ki burada, Murat bey o kadar eleştiriliyor onu anlamadım.

Partimizin başa geldiği tarihlerde, Beykoz’un en büyük problemi mülkiyetle ilgili problemlerimiz vardı. %86 seviyesinde mülkiyetle ilgili problem vardı. O mülkiyet ile ilgili problemlerin çözümü 2003 yılı ile başladı ancak 2014 yılı sonu itibariyle en son 2B’ler çözülerek çözüme kavuşturuldu. Bir taraftan bunlar yapılırken bir taraftan da hepinizin bildiği gibi ikinci olarak da imar problemimiz vardı ki, bölgenin kalkınması adına en önemli projelerden biri buydu, bununla ilgili süreç başladı. Allah Rahmet eylesin, rahmetli Yücel abim ve eski meclis üyesi arkadaşlarımızın desteğiyle hepinizin bildiği gibi Meclis’ten, buradan geçirdiği, büyükşehirden geçemediği, ne yazık ki belli art niyetli kişilerin ve belli kurum ve kuruluşların direnmesi ile bildiğiniz gibi planlar iptal oldu. Ben şunu özellikle ifade ediyorum, bir ifade kullanılıyor “Beykoz’un menfaatine olan her şeyi destekliyoruz”. Her toplantıda bu çıkıyor. Ama ne yazık ki gelinen süreçte sanki bizim aklımızı okuyorsunuz, biz attığımız her adım, yapılan her hizmette farklı bir, sanki bunun arkasında başka bir şey varmış gibi farklı bir şey düşünür hale geldi, Cumhuriyet Halk Partisi ne yazık ki öyle.  

Bakın, Cemal Bey biraz önce özellikle Beykoz çayırı ile ilgili ifadelerden bahsetti. Büyükşehir Meclisi arkadaşlarımda burada, Büyükşehrin gündemine buradan biraz daha fazla geldi. Önceki ay Murat Bey bir sunum hazırladı ve açıkladı. En son geçen ay yine söz aldı ve size tekrar tekrar anlattı. Devamında Büyükşehirde özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin Grup söz arkadaş çıktı ifadesi Aynen şu, dedi ki; “Başkanım biz sizin yaptığınıza, projeyi uygulayacağınıza, birebir uygulayacağınıza, yeşili koruyacağınıza eminim.” Eee, niye ret veriyorsunuz? “Efendim, sizden sonra birileri gelir, oradan imar planlarını…” biraz önce neden olduğunu Sadullah kardeşim anlattı, otopark ile ilgili öyle bir noktaya getirdiler ki sanki Beykoz Çayırının altını… Arkadaşlar, hepimiz bu bölgede yaşıyoruz. Özellikle SİT ile ilgili sıkıntıları hepimiz bilen insanlarız. SİT alanına, hele hele bu Beykoz Çayırının altına bırakın bu dünyada kimse onun altına otoparkı sokamaz.

İlle de bir şey yapmak istiyorsanız gelin bu projeye sahip çıkalım. Fark etmez, kim yaparsa yapsın, Büyükşehir yapsın alkışlarız, problem yok. Ama büyükşehir ille de biz yapamayız diyorlarsa Beykoz belediyesine versin, biz yapalım. Çünkü o bölgenin otopark ile ilgili problemi, şimdi sizlerde bahsettiğiniz, şimdi olmazsa 3 gün sonra 5 gün sonra bölge kullanıma açıldığı anda bu bölgede ihtiyaç doğacak. Eğer bir mücadele vereceksek, gelin bu konuda mücadeleyi beraber verelim.  bakın biraz önce arkadaşların birçoğu da bunun altını çizdi

Bundan önceki dönemlerde Evet milletimiz AK Parti’yi tek başına iktidar getirdi ve yapılan o kadar çok şey var. Görmek isteyen için çok şey var çünkü, 100 yıllık Geçmiş olan birçok problem Beykoz’la ilgili çözüldü, hala da devam ediyor. Ama bu dönem Beykoz halkı, İstanbul halkı özellikle sizi millet ittifakı ile beraber onları iktidar yaparak sizi muhalefet yaparak bu anlamda muhalefet görevini bize üstlendirdi. Bakın burada her seferinde ifade ediliyor ama siyaset yapmayalım deniyor her yapılanın arkasında siyaset arayan sizsiniz. Kusura bakmayın.

Bakın arkadaşlar, İstanbul halkı 17 yıllık yapılanlar noktasında dedi ki bakalım bir de Cumhuriyet Halk Partisi neler yapıyor. İki buçuk yıl oldu, bunun arkasına sığınamazsınız. Seçim vaadiniz vardı… Öyle vaatler vardır ki, verirsiniz Vaadi bir ucundan bir ucuna… Bakın, senin (Temel Bey’e seslendi) arkasından yürüdüğün İmamoğlu çıktı, “17 yıldır AK Parti Metroyu yapamadı, Beykoz’da ben yapacağım.” dedi ve oy aldı bu insanlardan. Biz vaadi verdik (AK Parti) beceremedik. Biz Büyükşehir’de muhalefet miyiz? Yapılan işlerin takibini yapmak görevini Beykoz size veriyorsa İstanbul halkı da bize verdi.

Beykoz’da, AK Parti, MHP ve Cumhuriyet Halk Partisi ile biz birlikte sorunları bir bütün olarak sahiplenip yukarıya taşıyamazsak bizim Beykoz’u çözme şansımız yok.

Aydın Habil (CHP Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Değerli meclis üyeleri sevgili Beykozlular, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Grup başkan vekiliniz geçen dönem burada değildi kendisi ama burada olan arkadaşlar var. Bizim grupta da var. Dedi ki; “Hiçbir şeyi ortak geçiremiyoruz”. Evet, Beykoz’un ortak çıkarı olursa geçiyor arkadaşlar, geçmiyor diye bir şey yok. Burada bir şeyler yanlış yapılırsa geçmiyor. Bundan önceki dönemde, yani bizden önceki dönemde imar planlarını 3 etapta yaparsan, geçmedi. Beykoz’a zaman kaybettirdiniz. O zaman da denmişti, söylenmişti. Yapmayın, bir bütün olarak yapılmaz. Bunu etaba bölün. Etaba bölündü mü, bölündü. Bizim geçen dönemdeki arkadaşlar burada, buradan o kadar tartışmalara rağmen artısını, eksisini, ama ısrarla size şunu söyledik, “İmarsızlık, her türlü imarsızlık kötüdür.” Ne olması gerekir? İmarın olması gerekir. Öyle veya böyle imarlı yerde her türlü bu sorunları çözeriz dedik. Ne yaptık, Beykoz meclisinde bunu geçirdik, değil mi? Ama şunu bilmiyorsunuz orada da söyledi, başkanımız da bilmiyor herhalde… Biz bunu o etapta Büyükşehir Belediyesi’ne de gittik grup olarak, orada da söyledik, orada da anlattık. Beykoz’un ısrarla buna ihtiyacı olduğunu söyledik. Hava gibi, ekmek gibi, su gibi ihtiyacı olduğunu söyledik. Israr ettik ve oradan nasıl geçti çoğul planlara. İBB’de,  Cumhuriyet Halk Partisi şerh koyarken Beykoz’un planlarına koymadı, oradan da geçti. Ben bunu hatırlatmak istiyorum.

Adem Sefer (AK Parti İBB ve Beykoz Belediye Meclis Üyesi)

Değerli başkanım, özellikle şunun altını çizmek lazım. O zaman şu anki Büyükşehir Meclisi Arkadaşlar bir önceki arkadaşların yaptıklarını kabul etmediler. Çünkü mecliste şerhle geçirdik Büyükşehir’i. Bir önceki kendi Arkadaşlarınızın yaptıklarınızı kabul etmeyerek.

Bir dahaki meclis toplantısı 3 Kasım Çarşamba saat 10.30 da…

TEKLİFLER:

1-Boş Kadro Derece Değişikliği hakkındaki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün Teklifi. (2021-68710)

2- Boş Kadro Derece Değişikliği hakkındaki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün Teklifi. (2021-68739)

GÜNDEMDE OLMAYAN MÜDÜRLÜK TEKLİFİ:

1-Bilirkişi Seçimi hakkındaki Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün Teklifi. (2021-54224)

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.