Ana Sayfa Yazarlar 27.07.2022 475 Görüntüleme

Hayatı Anlatan Sözler

reklam

Rahmetli annemin bir sözü vardı. “Gezebiliyorken  gez, yiyebiliyorken ye, giyebiliyorken giy. Seksen  yaşındayım her şeyi yemek istesem bile buna dişlerim izin vermiyor, midem almıyor,  gezmek istesem ayaklarım engel, çok çabuk yoruluyorum ve kıyafet diye üzerimde bir T-Shirt veya gecelikle tüm günümü geçiriyorum”

“Hayatı erteleme o ertelediğin zaman öyle çabuk geçiyor ki, anlayamıyorsun ve bir bakmışsın hayırlı ölüm için dua ediyorsun”

Canım annem ‘üç gün yatak, dördüncü gün veda’ derdi öyle de oldu.

 

Özellikle günümüzde jet hızında geçen ve korkunç bir iletişim ağında yaşıyoruz.

Tesadüf eseri çocukluk resimlerime bakarken annemin bu sözlerini hatırladım. Gerçekten ne zaman genç kız oldum, ne zaman orta yaş sınırını geçtim anlamadım… Önümde koşan rakamla ben aynı kulvarda değiliz…

Sanki ben mesafe koydukça o yanaşıyor…

Kendisini ağırlamak istiyorum ama yabancı misafir ağırlığında hissediyorum bu beden ve ruhta….

“Mumların parası pastadan fazla tutmaya başladığı zaman yaşlandığınızı anlarsınız.” demiş

Bob Hobe

Bu sözü söyleyenin tam olarak kim olduğunu bilmiyorum ama doğum günleri de bu yüzden pek anlamlı gelmiyor.

Belirli yaşın üstüne gelmiş her insan için aynı süreç geçerli sanırım…

Gençken evimize gelen misafirlerin çoğunlukla hastalıktan konuşması beni çok kızdırırdı.

İlaç ve doktor tavsiyeleri, yemek tariflerinden, ilişkilerden, dünyada ne olup bittiğinden daha önemliydi…

“Havanın değiştiğini haber veren genç uzuvlar değildir bunu evvela ihtiyar kemikler sezerler” demiş

Friedrich Hegel

 

O zaman bacaklarını tutup dizlerinin ağrımasına engel olamayan annemi anlamak için Hegel, in cümlesini okumak gerekmiyordu ama

Dedim ya zaman…

Bu anlamda kızdığım güldüğüm anneme ve onun yaşıtlarına bir özür borcum var…Beni affetsinler…

Şimdi üstelik o yaşa bile gelmeden benzer konuşmaları ben ve çevremde ki insanlar yapıyoruz… Ek gıdalar, diyetler, alternatif sağlık, enerji çalışmaları, yoga, ne neye, iyi geliyor?

Daha nasıl aktif kalınır? Nasıl daha güzel ve sağlıklı bir vücuda sahip olurum?

Gibi konular gündemden düşmüyor.

Öğrendiğim tüm bu alternatif metotlar işimle ilgili de bilmem gereken konular zira beli, dizi ağrıyan, çabuk yorulan, menopoz, panik atak, kalp, sağlık sorunları yaşayan hastalarımız çok.

Ama itiraf ediyorum tek iş için öğrenmiyorum.

Zamanı kendimce durdurmak içinde yapıyorum!

Fakat maalesef dinlemiyor beni…

Kendisi oldukça başına buyruk ve sanki yetişeceği bir yer var gibi çok hızlı.

Ve bize emanet beden ve ruh için en iyi olanı yapmaya devam edeceğiz ama biyolojik gidişata dur deme şansımız çok yok gibi…

“Eeee ne yapalım” diyorsanız işte bende tam onu diyorum.

Dinlenmek için tatili beklemeyin, keyif yapmak için illa ki birileri yanınızda olmasın. Yediğiniz yemeğin her lokmasını sindirerek farkına vararak yiyin…Teşekkür edin…

Misafirlerinizi ağırlarken nasıl özen gösteriyorsunuz. En  güzel tabaklar, en güzel sofralar, en bakımlı halinizle karşılıyorsunuz. Ne güzel ama bu dünyada kendinizin de bir misafir olduğunuzu ve asıl ona özen göstermeyi unutmayın diyorum.

“Hayat sadece geriye doğru anlaşılabilir, fakat ileriye doğru yaşanmalıdır.”

Soren Kierkegaard

Bunun için yapmaya vakit bulamadığınız sevdiğiniz şeyleri çoğaltın.

Kendinizle barışık olun, siz kendinizle zaman geçirmeyi sevmiyorsanız kim sizinle geçirebilir ki?

Bayram öncesi ve sonrası hastalık ve yoğun bakım süreci yaşadık ve hayatta her gün önce kendimiz sonra yakınlarımız için ne kadar değerli bir kez daha anladım. Tüm hastalara şifa yakınlarına sabır diliyorum. Bunu anlamak için hasta olmayı beklemeyin. Hayatı az öz ama farkında olarak yaşayın…

İlginizi çekebilir

HAZRETİ MUHAMMED’E HAKARET

HAZRETİ MUHAMMED’E HAKARET